YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2869
KARAR NO : 2023/2650
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜMLER : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2015 tarihli ve 2013/850 Esas, 2015/661 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat, kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurları oluştuğundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; mahkemece üzerine atılı suçu işlediği sabit olan sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, denetim raporunda belirtilen eylemlerin iddianamede anlatılan eylemlerden farklı olduğunun kabulü halinde dahi, Mahkemenin bu halde durma kararı vererek bu yönde denetim raporu hazırlanması için dosyayı Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Anadolu Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığına göndererek bu hususta rapor düzenlemesini istemesi ve sonucuna göre karar vermesi gerekirken doğrudan beraat kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2013 tarihli ve 2013/47295 Esas sayılı iddianamesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (213 sayılı Kanun) 367 nci maddesi gereğince “2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçundan verilen mütalaaya aykırı olarak “2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçundan açılan davada mütalaa alınmadan yargılamaya devamla beraat hükümleri kurulması yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu belirlenmiştir.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 04.02.2015 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2015 tarihli ve 2013/850 Esas, 2015/661Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.