YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2877
KARAR NO : 2021/1232
KARAR TARİHİ : 09.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanık hakkında Uzm. J. IV. Kad. Çvş. olarak görev yaptığı 29.03.2015 tarihinde meydana gelen tehdit olayında …’ın bilgi sahibi sıfatıyla ifadesinin alınmasına rağmen tutanağın tahkikat evrakında bulunmadığı, bu suretle “resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme” suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın aşamalardaki beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, … ile mülakat yapmış olabileceğini ancak ifadesini almadığını; …’ın ise aşamalarda ifadesine başvurulduğunu beyan ettiği, ancak 15.01.2016 tarihli tanık sıfatıyla alınan savcılık ifadesinde önce “…’ın bahçesinde ifade verdim ve …’ın ifadesini doğruladım” demesine karşın ifadenin devamında “Ben olay tarihinde … ile … ve …’nun tartıştıklarını gördüm tam olarak ne konuştuklarını duymadım” şeklindeki olayı görüp görmediğine ilişkin çelişkili anlatımları, Alaşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/368 Esas sayılı dosyada 08.07.2015 tarihli celsede ise olayın üzerinden yaklaşık 3 ay gibi kısa bir zaman geçmesine rağmen “…, İsa ve …’in ne konuştuklarını hatırlayamadığını” söylemesi, tanık …’nun da “olay yerinde … yoktu, … olay yerine sonradan gelmiştir. Her şey yatıştıktan sonra… geldi. … …’e sen kimsin diye sorunca ben ablamı getirdim, bir şey görmedim, bilmiyorum diye cevap verdi” şeklindeki beyanı, tanık …’in soruşturma aşamasında “… ifade vermesine rağmen kayıtlara geçmemiştir” şeklindeki beyanını değiştirerek mahkeme huzurunda “… ile yaşadığımız olayda…’in beyanının alınıp alınmadığını bilmiyoruz” şeklindeki anlatımı, olay günü sanıkla birlikte görevli devriye personeli jandarma er … ve …’ın ve olay yerinde bulunan … ile …’nın beyanlarına başvurulmadığının anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, tanık … ve …’ın beyanlarındaki kendi içinde ve birbirleriyle olan çelişkinin giderilmesi, giderilemediği takdirde hangi anlatımın diğerine üstün tutulduğu da belirtilerek, …, …, … ve …’nın tanık sıfatıyla dinlenilmesinden sonra toplanan tüm delillere göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.02.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.