YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/290
KARAR NO : 2021/12213
KARAR TARİHİ : 13.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte belge düzenleme
Katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve kovuşturma evresinde usulüne uygun olarak duruşmadan haberdar edilmediği için davaya katılma talebinde bulunamayan şikayetçi … Muhakemat Müdürlüğünün 5271 sayılı CMK’nin 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
A) Kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunan şikayetçi … Muhakemat Müdürlüğü’ne duruşma gününün usulen bildirilip şikayet ve delillerini bildirme ve kamu davasına katılma olanağı sağlanmadan, duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 234/1-b maddesine aykırı davranılması,
B) Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden, … Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2013 tarihli ve 2013/2135 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında “2009 takvim yılında sahte belge düzenleme” suçundan kamu davası açılmış ise de; dosya içerisinde mevcut komisyon mütalaası ve ekindeki vergi suçu raporunun, diğer sanıklar … ve … hakkında düzenlenmiş olduğu, sanık … yönünden atılı suça ilişkin olarak komisyon mütalaası bulunmadığının ilgili vergi dairesi başkanlığının 13.01.2014 ve 17.03.2014 tarihli yazıları ile bildirildiği, ancak suça konu faturaları düzenleyen … Nakliye Madencilik Petrol İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından düzenlenen belgeler yönünden 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğine yönelik ilgili yazılarda bir açıklama bulunmadığının anlaşılması karşısında; ilgili vergi dairesi başkanlığından … Nakliye Madencilik Petrol İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından düzenlenen belgeler yönünden sanık … hakkında 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin yeniden sorulması, sonucuna göre verilmeyeceğinin anlaşılması durumunda sanık … hakkında davanın düşmesine karar verilmesi gerekeceği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükmü kurulması,
C) Sanıklar hakkında “2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan kurulan hükümler yönünden, sanıklar … ve …’ın savunmalarında, suça konu faturaları düzenleyen şirketin sanık … tarafından kendilerinin üzerine kurulduğunu, sadece şirketin kuruluş aşamasında bir takım evraka imza attıklarını ancak sahte fatura düzenlenmesi konusunda bilgilerinin bulunmadığını, sanık …’ın sanık …’e vekaletname verdiğini beyan etmeleri, sanık …’in savunmasında ise suça konu faturaları düzenleyen şirketin yetkilisi olarak tanıdığı Sami isimli kişiyle, kendi adına kayıtlı şirketi arasında alışveriş bulunduğunu, alışverişlerinin gerçek bir ticari ilişkiye dayandığını, suça konu şirketle ve şirketin düzenlediği faturalarla başkaca ilgisinin olmadığını beyan etmesi ve 22.10.2010 tarihli adres tespit tutanağında şirket adresinde …’in faaliyette bulunduğunun belirtilmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1)Mükellef tarafından düzenlenmiş temin edilecek faturaların sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
2)Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
c)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
d)Mükellefiyet tesis işlemlerinin ne şekilde kim tarafından yapıldığı, vekaletname ile işlem yapılıp yapılmadığı ile sanık … tarafından sanık …’e verilmiş bir vekaletname bulunup bulunmadığının ilgili kurumlardan yöntemince araştırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile sanık … hakkında mahkûmiyet, sanıklar … ve … hakkında beraat hükümleri kurulması,
D)Sahte fatura düzenleme suçunda suç tarihinin, her takvim yılı için düzenlenen en son fatura tarihi olduğu dikkate alınarak, dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenebilmesi bakımından, davaya konu mükellefiyetin bağlı bulunduğu vergi dairesinden suça konu faturaların hangi tarih veya dönemde düzenlendiğinin sorulması, gerektiğinde kullanan mükelleflerden de araştırılarak, 2009 takvim yılı için düzenlenen en son fatura tarihi belirlenerek suç tarihinin tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
C)Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 13.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.