YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3224
KARAR NO : 2023/1949
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/137 E., 2015/303 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Fatsa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2014/137 Esas, 2015/303 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapisten çevrili 4.000,00 TL ve doğrudan 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanunun 210 uncu maddesi yollamasıyla 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın süre tutum dilekçesi vererek kararları temyiz ettiğini belirttiği ve gerekçeli karar tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi vermediği belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 10.08.2012 tarihinde Fatsa’da kuyumculuk yapan katılandan altın aldığı ve karşılığında suça konu 6.750,00 TL bedelli, borçlusu ise mağdur … olan yasal unsurları haiz sahte bonoyu katılanın huzurunda ciro ederek verdiği anlaşılmıştır.
2. Vadesi geldiğinde ödenmeyen bononun katılan tarafından icra takibine konulduğu ve bu takipte borçlu görünen mağdur …’in imzaya itiraz ettiği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre senet borçlusu Elif Özen’e atfen atılan imzanın bu kişinin eli ürünü olmadığı belirlenmiştir.
3. Senet borçlusu olarak gözüken tanık Elif Özen’in ise suça konu bonoyu kendisinin düzenlemediğini, Fatsa’da bulunmadığını, bu bononun neden ve nasıl adına düzenlendiğini bilmediğini, kimlik numarası ve adres bilgilerinin de doğru olmadığını beyan etmiştir.
4. Ekspertiz raporuna göre, bononun arka yüzündeki ciro imzasının sanığa ait olduğu, borçlu imzası ile sanığın imzası arasında ise irtibat kurulamadığı tespit edilmiştir.
5. Sanığın; katılan ile olan altın alışverişinin karşılığında bono verdiğini kabul etmekle birlikte, aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu, şöyle ki soruşturma aşamasında mağdur …’in ablası olduğunu ve kendisinin bu bonoyu değil Mustafa Süm’e ait başka bir bonoyu ciro edip verdiğini, ön yüzünü hatırlamadığını, bu sahte bonoyu asla vermediğini bildirmesine karşın; kovuşturma aşamasında ise, katılandan aldığı altını nakde çevirip kullandığını, borcu için boş senedi ciro ettiğini, ablası Elif’in bilgilerini de not olarak alıp nereye yazdıklarını hatırlamadığını, borcunu inkar etmediğini savunduğu anlaşılmıştır.
6. Mahkemece suça konu bono duruşmada incelenmiş ve aldatma niteliğini haiz olduğu tutanağa geçirilmiştir.
7. Mahkeme tarafından bilirkişi raporları ve beyanlara göre borçlusu tarafından tanzim edilmediği sabit olan sahte bononun sanık tarafından ciro edilmek suretiyle katılana verildiği ve böylece haksız menfaat temin edilmeye çalışıldığı gerekçesiyle dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince mahkumiyet hükmü kurulan dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamında olmasına karşın, ayrıca dolandırıcılık suçu ile birlikte işlenen sahtecilik suçu yönünden asıl mağdurun kamu olması nedeniyle mağdurları farklı olan suçlarda uzlaştırma kapsamında kalan suçla ilgili uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması hususu dikkate alınarak, uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri,
2. Kabule göre de; haksız menfaat temin edilerek suç tamamlandığı halde, teşebbüs hükümleri uygulanmak suretiyle sanığa eksik ceza tayin edilmesi,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Fatsa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2014/137 Esas, 2015/303 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Fatsa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2014/137 Esas, 2015/303 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın bozulan hükümden dolayı kazanılmış hakları saklı tutulmak suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.