Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/347 E. 2023/1537 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/347
KARAR NO : 2023/1537
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 08.04.2015
SAYISI : 2015/66 Esas, 2015/436 Karar
SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2015/66 Esas, 2015/436 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin yollamasıyla aynı Kanun’un 267 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.12.2019 tarihli ve 2019/118801 sayılı resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi bir sebebe dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. 17.09.2014 tarihinde durumundan şüphelenilen sanığın durdurularak yapılan kaba üst aramasında uyuşturucu madde bulunduğu ve görevli polis memurlarına ismini … olarak beyan ederek, bu şahsın kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği, sanığın … ismi ile tutuklandığı ve cezaevinde kaldığı sırada gerçek kimlik bilgilerinin tespit edildiği iddiasıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 29.12.2014 tarihli uzmanlık raporunda; inceleme konusu nüfus cüzdanındaki halen mevcut fotoğrafın daha önceden aynı yerdeki fotoğrafın sökülmesinden sonra tahrifen yapıştırılmış olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
3. Sanık savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmiştir.
4. Şikayetçi …’nın dolandırıcılık suçu nedeniyle 23.09.2014 tarihinde yakalandığında yapılan UYAP sorgusunda cezaevinde tutuklu bulunduğu bilgisine ulaşılması nedeniyle kollukta alınan beyanında; İstanbul Maltepe 1 Nolu L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olduğu konusunda hiç bir bilgisinin olmadığını, kimlik bilgilerinin kim tarafından kullanıldığını ve kimin kendi adına cezaevinde olduğunu bilmediğini, kendisinin parmak izi ve fotoğrafı alınarak karşılaştırma yapıldığında olayın aydınlanacağını, kimlik bilgilerini kullanan şahıstan şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir.
5. Adana Emniyet Müdürlüğünün 24.09.2014 tarihli uzmanlık raporunda; 17.09.2014 tarihinde uyuşturucu madde bulundurma suçundan … kimlik bilgileri ile yakalanıp tutuklanan şahsın parmak izleri ile, … isimli şahsa ait parmak izlerinin farklı olduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Memurluğunun 2015/1534 sırasında kayıtlı suça konu nüfus cüzdanının akıbeti hakkında Mahkemesince karar verilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen terkin edilmesi gereken tutar altında kalan yargılama giderinin hazineye yükletilmesi yerine sanıktan tahsiline karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama gideri olarak hesaplanan miktarın 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına 6352 sayılı Kanun’la eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktarın altında kaldığı gözetilmeden, hazineye yükletilmesi yerine sanıktan tahsiline karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
2. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddenin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usûlü yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu; 14.07.2021 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen “Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz” şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2015/66 Esas, 2015/436 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragraftaki; “sanıktan tahsiline,” ibaresinin çıkartılarak yerine “hüküm tarihi itibarıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince hazineye yükletilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 50. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2015/66 Esas, 2015/436 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.