Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/360 E. 2023/1192 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/360
KARAR NO : 2023/1192
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/62 Esas, 2015/229 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile verilen beraat hükmünün usul ve esas yönünden kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, borcundan dolayı 04.04.2011 tarihinde kesilen ve mühürlenen sayaçtaki mührü bozarak su kullanmaya devam ettiğinin katılan kurum görevlilerince yapılan kontrollerde tespit edildiği, hakkında 12.10.2012 tarihli tutanağın düzenlendiği anlaşılmaktadır.
2. Sanık savunmasında, suça konu aboneliğin tesis edildiği konutun sahibi olduğunu, olay tarihinde evde olmadığını, mührü kırmadığını ve atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Mahkeme tarafından, katılan kurum yazısında kesme ve mühürleme işleminin GPRS teknolojisi ile yapıldığı, somut olarak mahallinde kesme işlemi yapılmadığı gibi GPRS teknolojisi yoluyla mühürleme yapıldığı için somut bir mühürleme faaliyetinin bulunmadığı, bu nedenle mühürleme işlemine ilişkin tebliğ de yapılmadığından üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeter derecede, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile sanığın atılı suçtan beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın borcundan dolayı kesilip mühürlenen su sayacındaki mührü bozarak su kullanmaya devam ettiğinin iddia edildiği olayda; katılan kurum tarafından gönderilen cevabi yazıda, kesme ve açma işlemlerinde mühürleme … emirlerinin GPRS üzerinden sisteme atılarak işlem yapıldığı, sahada fiilen mühürleme işlemi yapıldığı, mühürleme tutanağı tanzim edilmediği belirtilmiş olmakla; dosya içerisinde bulunan 04.04.2011 tarihli tutanakta suyun kesildiği ve mühürleme işlemine ilişkin fotoğraf çekildiğinin ve pens numarasının yazıldığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi bakımından, mühürleme tutanağını düzenleyen görevlilerin tanık olarak ifadelerine başvurulup, fiilen mühürleme işlemi yapılıp yapılmadığı hususunda beyanları alınıp elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma sonucu beraat hükmü verilmesi,

2. Suçun sübutu halinde, hükümden sonra 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli, 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddenin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/62 Esas, 2015/229 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.