Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/3679 E. 2022/14950 K. 26.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3679
KARAR NO : 2022/14950
KARAR TARİHİ : 26.09.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Köy muhtarı ve kooperatif ikinci başkanı olan sanık hakkında, şikayetçi … ve ortaklarına ait besihane projesi ile ilgili belgeleri şikayetçi adına sahte imza ile düzenlettiği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın aşamalarda istikrarlı olarak üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, şikayetçi …’nun sanığa, projeyi hızlandırmak için ne gerekiyorsa yap dediğine ve imza atılmasının da … olduğu … dahilinde olmasına tanık sıfatıyla beyanı alınan paydaş … …’nun kendisi, şikayetçi … ve amcaoğullarının sözlü olarak sanığa gerekmesi halinde proje ile ilgili ufak tefek imzaları kendi yerlerine atabileceğini söylediklerine ilişkin beyanları karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 tarih ve 80/98 ile 19.04.2005 tarih ve 221/38 sayılı kararlarında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen … üzerine borçlu yerine onun adına imza atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği nazara alındığında; sanığın yasal unsurları itibarıyla oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.04.2010 tarihli, 2010/4-71 Esas ve 2010/76 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nin 51. maddesiyle bir infaz kurumu haline getirilip, sadece hapis cezasıyla sınırlı olarak kabul edilen ertelemede, denetim süresinin mahkûm olunan hapis cezası süresinden az olamayacak şekilde belirlenmesi gerektiği nazara alındığında; somut olayda anılan emredici düzenlemeye aykırı olacak şekilde, sonuç olarak “1 yıl 8 ay” olarak belirlenen hapis cezası ertelenen sanık hakkında “1 yıl” denetim süresi belirlenmesi,
2- 5237 sayılı TCK’nin 53/4 fıkrası gereğince, kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi halinde anılan maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmolunamayacağı, sanığa verilen “1 yıl 8 ay” hapis cezasının kısa süreli olmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki yazılı hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 26.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.