Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/3731 E. 2023/809 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3731
KARAR NO : 2023/809
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/197 E., 2015/335 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 Tarihli ve 2015/197 Esas, 2015/335 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesi, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, işlediği suçlar nedeniyle pişman olduğa ve polis memurlarına gerçek kimliğini beyan ettiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde kolluk kuvvetlerince durumundan şüphelenilmesi üzerine durdurulan sanığın kendisini … olarak tanıttığı ve üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak …’a ait kimlik bilgileriyle düzenlenen nüfus cüzdanını ibraz ettiği anlaşılmaktadır.
2. 04.12.2014 tarihli yakalama tutanağında sanığın üst aramasında uyuşturucu madde olduğu düşünülen hap ve toplam uzunluğu 21.5 cm olan metal bıçak ele geçirildiği belirtilmiş olup
sanığın bu tutanağı … ismiyle imzaladığı tespit edilmiştir.
3. Hürriyet Polis Merkez Amirliğinde görevli polis memurlarınca tutulan 04.12.2014 tarihli tutanakta ise sanığın taraflarınca tanınan ve daha önce hakkında işlem yapılan … olduğunun tespit edilmesi üzerine şahsın da samimi beyanda bulunarak gerçek kimlik bilgilerini söylediği belirtilmiştir.
4.Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 07.12.2014 tarihli raporunda suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte olduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
5. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.
6. Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08.12.2014 tarihli raporunda sanığın üst aramasında ele geçirilen bıçağın 6136 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yasal niteliği haiz bıçaklardan olmadığı, 30.12.2014 tarihli raporunda ise sanığın üst aramasında ele geçirilen hapların aktif maddesi klonazepam olan rivotril ticari ismiyle satılan yeşil reçeteye tabi ilaç olduğu belirtilmiştir.
7. Mahkemece, sanığın resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık savunması, kriminal raporu, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Ancak;
a) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli, 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması
halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği ve sanığın adli sicil kaydında yer alan
ve daha ağır cezayı içeren Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2013 tarihli ve 2009/598 Esas, 2013/92 Karar sayılı ilamı yerine daha az cezaya hükmolunan Çorum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2007 tarihli ve 2007/152 Esas, 2007/333 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması,
b) Yargılama gideri olarak hesaplanan miktarın, 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına 6352 sayılı Kanunla eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20,00 TL’nin altında kaldığı gözetilmeden, hazineye yükletilmesi yerine sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüş olup bahse konu bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

B. Sanık Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı, her ne kadar Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2015 tarih ve 2015/6120 Esas nolu iddianamesinde sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesi de yazılmış ise de, iddianamede sanığın başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturan eylemine ilişkin anlatıma yer verilmediği, sadece sevk maddesi ve suç adı yazılması ile dava açıldığının kabul edilemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı halde başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2015/197 Esas, 2015/335 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği
yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 4 numaralı bendin çıkartılarak yerine “Toplam 9 TL’den ibaret yargılama giderinin inceleme tarihi itibariyle 6183 sayılı Amme Alacaklılarının Usulü Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesindeki tutar olan 20.00 TL’den daha az olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince Devlet Hazinesine yükletilmesine” cümlesinin eklenmesi ile hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine ”Sanığın, Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2013 tarihli ve 2009/598 Esas, 2013/92 Karar sayılı 3 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,

B. Sanık Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Adana 15.Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2015/197 Esas, 2015/335 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.