YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3911
KARAR NO : 2022/19198
KARAR TARİHİ : 16.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma, Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
…
I) Defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının temyizinin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen “Defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 16.01.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
II) Sahte fatura kullanma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyizinin incelenmesinde;
1) 213 sayılı Kanun’un 367. maddesi uyarınca dava şartı olan ve vergi suçu raporuna atıf yapılarak düzenlenen mütalaanın 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarına ilişkin olduğu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2013 tarihli ve 2013/20287 Esas sayılı iddianamesindeki anlatım gözetildiğinde ise sadece 2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kamu davası açıldığı, her takvim yılı bakımından sahte fatura düzenleme ve kullanma suçları birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olup biri diğerinin unsuru olmadığı gibi her iki suçun birbirine dönüşmeyeceği nazara alındığında; sahte fatura kullanma suçlarından Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulunulup dava açılması halinde birleştirilerek sonucuna göre her suç için ayrı ayrı hüküm kurulması yerine hükmün gerekçe kısmında “sanığın sahte fatura düzenlenme işi ile uğraşarak vergi kaçakçılık suçunu işlediği” belirtildikten sonra ”2011, 2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmak suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılması, yasaya aykırı,
2) Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.