Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/4124 E. 2023/4347 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4124
KARAR NO : 2023/4347
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme, sahte fatura kullanma, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Beraat

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2014/1567 Esas, 2015/1791 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında Vergi Usul Kanunu’na aykırılık suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ve araştırma sonucu beraat kararı verildiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Sanık … hakkında 2010 takvim yılında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ve 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma, sanık … hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma ve 2014 takvim yılında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından kamu davası açıldığı, hüküm fıkrasında 213 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarını işledikleri sabit olmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verildiği anlaşılmakla; sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ile aynı maddenin (a) fıkrasının ikinci bendi uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı ve aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanıklara yüklenen 2011 takvim yılında sahte fatura kullanma, sanık …’a yüklenen 2014 takvim yılında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçları yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların sorgularının yapıldığı 17.03.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu; sanık …’a yüklenen 2010 takvim yılında muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme suçu yönünden, 31.12.2010 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2014/1567 Esas, 2015/1791 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.05.2023 tarihinde karar verildi.