Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/4236 E. 2021/3262 K. 31.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4236
KARAR NO : 2021/3262
KARAR TARİHİ : 31.03.2021

Esas No : 2020/4236
MAHKEMESİ : Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Memurun resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Düşme

1-Sanıklar …hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan düşme hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, sanıklara yüklenen “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunun gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nin 102/3, 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımının suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davalarının düşmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar …. hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan düşme hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Bozmaya uyularak sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan yapılan yargılamada, 4483 sayılı Kanun uyarınca ön inceleme olurunun verildiği tarih olan 05.11.2004 ile Bursa Bölge İdare Mahkemesinin soruşturma izni verilmesine itirazın reddine dair 07.04.2005 ve 21.06.2005 tarihli kararları arasında zamanaşımının durduğu, hüküm tarihi itibariyle zamanaşımının henüz gerçekleşmediği anlaşılmakla yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri karşısında; sanıklara yüklenen 765 sayılı TCK’nin 339/1 (5237 sayılı TCK’nin 204/2) maddelerinde düzenlenen “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunun yasada gerektirdiği cezasının miktarı ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nin 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nin 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 31.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.