YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4260
KARAR NO : 2021/8851
KARAR TARİHİ : 19.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
A)Sanıklar …, …, … hakkında 2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin, sanık … hakkında 2006 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme ile sanık … hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarından verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanıklar …, …, …’e yüklenen “2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme” ile sanık …’ye yüklenen “2006 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçlarının Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının suç tarihinden; sanıklar … ve … hakkında “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan …’un 06.04.2012, sanık …’nin 22.06.2012, olan savunma tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar …, …, … müdafileri ile katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımları nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
B)Sanıklar …, …, … hakkında 2009-2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanıklar …, …, … hakkında “ 2009-2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ suçundan açılan kamu davasında; sanıklar … ve …’in savunmasında, suça konu faturaları düzenleyen şirketin ortağı olduklarını, ancak faturaları kendilerinin düzenlemediğini bu işlemleri sanık …’nin yaptığını, sanık …’nin savunmasında şirketin sadece muhasebe işlemleri ile ilgilendiğini, sanıklar … ve …’ın gönderdiği faturaları defterlere işlediğini , şirketin devri ve faturaların düzenlenmesi konusunda bilgisinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1)İlgili vergi dairesinden ya da kullanıcılardan temin edilecek faturaların sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde; yazı ve imza örnekleri alınarak faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
2)Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
b) Gerektiğinde faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
3)Kabule göre de;
a)CMK’nin 226. maddesi uyarınca sanıklara ek savunma hakkı verilmeden TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanıklar …, , … müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 19.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi