Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/4274 E. 2023/4552 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4274
KARAR NO : 2023/4552
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ergani 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 Tarihli ve 2015/290 Esas, 2016/216 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafinin temyizi, sanığın somut delil olmadan cezalandırıldığı, zamanaşımı hususunun nazara alınmadığı, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan iki kez hüküm kurulduğu, bu nedenle sanık hakkında kurulan hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyizi, sanığın eylemlerinin “çocuğun soybağını değiştirme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hükümler kurulması ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikayetçi … vermiş olduğu şikayet dilekçesi ile eşi olan sanığın üç gündür kendisini darp ettiğini, ayrıca … isimli kişiden olan üç çocuğu kendi adına kaydettirdiğini beyan etmiş sanık hakkında atılı suçları işlediği iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Sanık soruşturma aşamasında, … isimli kişiden olan çocuklarını, okul kaydı ve sağlık işlemleri vs gibi nedenlerle resmi nikahlı eşi olan …’nın üzerine kaydettirdiğini belirtmiş savunmasında ise nüfusa kayıt için gittiğinde kendisine yalnızca çocukların adını sorduklarını, anne adını sormadıklarını, bu nedenle … isimli kişiden olduğunu söylemediğini, ayrıca eşini dövmediğini beyan etmiştir.
3. Tanık …, resmi nikahları olmadığı için çocuklarının … adına kayıtlı olduğunu ifade etmiştir.
4. Dosya arasında bulunan rapora göre, …’nın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğu belirtilmiştir.
5. Mahkemece, sanık savunması, şikayetçi ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, evlilik birliği dışında … çocuklarını 09.11.2005 ve 22.11.2010 tarihlerinde, resmi nikahlı eşi olan …’dan doğmuş gibi nüfusa tescil ettirdiği olayda, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 231 … maddesinde düzenlenen ” çocuğun soybağını değiştirme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçlarından mahkumiyet hükümleri kurulması yasaya aykırı ise de;
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre suç tarihlerinin 09.11.2005 ve 22.11.2010 olduğu ve bu tarihlerden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren kasten yaralama suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 202/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ergani 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 Tarihli ve 2015/290 Esas, 2016/216 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ergani 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2016 Tarihli ve 2015/290 Esas, 2016/216 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.05.2023 tarihinde karar verildi.