YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4387
KARAR NO : 2022/4224
KARAR TARİHİ : 14.03.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Beraat
1) 5237 sayılı TCK’nın 206. maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşabilmesi için, kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Adıyaman Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın yol izin süresini uzatabilmek için başkasına ait adresi izin talep belgesine yazdığı ve bu talep belgesine dayanılarak hükümlü izin belgesinin düzenlendiği yaptırılan kolluk araştırmasından anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
2) Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 14.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.