YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/461
KARAR NO : 2023/897
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/380 E., 2015/165 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2013/380 Esas, 2015/165 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suça konu belgenin iğfal kabiliyetinin bulunmadığına ve kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, olay tarihinde kolluk kuvveti tarafından yapılan aramada, üzerinde …’a ait sürücü belgesinin üzerindeki fotoğrafın sökülerek yerine sanığın kendi fotoğrafı yapıştırılmış sahte sürücü belgesinin ele geçirildiği anlaşılmaktadır.
2. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüden alınan 28.04.2013 tarihli uzmanlık raporuna göre; tetkik konusu sürücü belgesindeki halen mevcut fotoğrafın, daha önce aynı yerdeki fotoğrafın sökülmesinden sonra yapıştırılmış olduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğu rapor edilmiştir.
3. Sanık suçunu ikrar etmiştir.
4. Mahkemece, alınan kriminal raporuna göre sahte belgenin ilk bakışta kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte ve aldatma kabileyetinin bulunduğu kabul edilerek subüt bulan suçtan sanığın mahkumiyetine dair temyiz incelemesine konu mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı TCK’nin 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarih 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerekiyorsa da, dosyada aslı bulunan suça konu sürücü belgesi üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin bulunduğu ve fotoğraf kenarlarının düzgün formda olduğu, fotoğrafın belgeye sonradan yapıştırılmış olduğunun ilk bakışta kolaylıkla anlaşılamadığının gözlemlenmesi karşısında; suça konu sürücü belgesinin bu hali ile aldatıcılık niteliği bulunduğundan sanık müdafiinin belgenin aldatılıcılık niteliği bulunmadığına yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir, ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde, adli emanetin 2013/11832 sırasında kayıtlı suça konu sürücü belgesinin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur ve bu husus Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2013/380 Esas, 2015/165 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, hükmün bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının sekizinci paragrafındaki ” TCK 54 ncü maddesi uyarınca MÜSADERESİNE,” ibaresinin çıkartılarak yerine “dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oybirliğiyle DÜZELTİLEREK ONANAMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.