YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4662
KARAR NO : 2021/817
KARAR TARİHİ : 28.01.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1- Yargıtay 12. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre, güvenli şekilde alkollü olarak araç kullanma sınırının 100 promil olarak kabul edildiği, kişinin bu sınırın üzerinde alkollü araç kullanırken yakalanması halinde fiilinin, TCK’nin 179. maddesindeki “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçunu oluşturduğu; failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması durumunda TCK’nin 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluştuğu nazara alındığında;
Somut olayda, …plakalı sayılı araçla seyir halindeyken trafik ekiplerince durdurulan ve yapılan kontrollerde 271 promil alkollü olduğu belirlenen sanığın, kendisini kardeşi … olarak tanıtıp kardeşi adına 01.02.2009 tarihli “Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı” düzenlenmesine neden olmaktan ibaret fiilinin, TCK’nin 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun niteliğinde hataya düşülerek sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, yasaya aykırı,
2- Kabule göre;
Üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümden sonra 19.08.2020 tarihinde 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarihli, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “basit yargılama usulü” ibaresi bakımından Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı itibarı ile sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 28.01.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.