Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/4698 E. 2023/1781 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4698
KARAR NO : 2023/1781
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2009/231 E., 2016/19 K.
SUÇLAR :Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Düşme, beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekilleri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2009/231 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılanlara yönelik ayrı ayrı;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekillerinin temyiz istemleri, usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın bozulmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Nitelikli dolandırıcılık suçundan katılanlara yönelik kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7 ve 5252 sayılı TCK’nin Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9 uncu maddeleri karşısında, sanığa yüklenen 765 sayılı Kanun’un 504 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun Kanundaki cezasının miktarı ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 17.12.2004 ve 29.12.2004 olan suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Resmi belgede sahtecilik suçundan katılanlara yönelik kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, lehe olan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve 17.12.2004 ve 29.12.2004 olan suç tarihlerinden temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR
A. Gerekçe bölümünde (A) kısmında açıklanan nedenlerle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2009/231 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Gerekçe bölümünde (B) kısmında açıklanan nedenle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2009/231 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.