YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/47
KARAR NO : 2023/1705
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/24 E. 2015/441 K
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER :Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve vasisi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesin 21.04.2015 Tarihli ve 2015/24 Esas, 2015/441 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
1.Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesi delaletiyle 267 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyizi isteği savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
2. Sanık vasisinin temyiz isteği hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 01.10.2014 tarihinde Umut Yiğit isimli kişinin evinde meydana gelen hırsızlık olayının şüphelisi olarak 08.10.2014 tarihinde yakalandığı ve mağdur …’in kimlik bilgileri ile düzenlenen ancak üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan nüfus cüzdanı ve sürücü belgesini ibraz ettiği, polis merkezinde tahkikat devam ederken polis memuru Hüseyin Varol’un daha önceki görev yeri olan Salihli’den tanıdığı sanığı gördüğü ve sanığın … olmadığını diğer görevlilere bildirdiği, bunun üzerine sanığın da gerçek kimlik bilgilerini itiraf ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında kesinleşmiş cezasının olması nedeniyle sahte sürücü belgesi ve nüfus cüzdanı kullandığını, ancak iftira suçunu işleme kastının bulunmadığını beyan etmiştir.
3. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 15.12.2014 tarihli raporunda suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin tamamen sahte olduğu ve her iki belgenin aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
4. Mahkemece, sanığın resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Hüküm tarihinde, davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında Antalya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanığın, duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan, hükmün tefhim olunduğu oturumda hazır bulundurulması veya SEGBİS yolu ile duruşmaya katılması sağlanıp yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılamaya devam edilip karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
B.Kabule göre;
1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu ve suça konu belge asılları üzerinde aldatıcılık niteliği yönünden bir değerlendirme yapılmadığı da göz önüne alınarak, suça konu belge asılları duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi gereğince “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda aynı anda ele geçen suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin farklı tarihlerde düzenlendiğine dair kesin delil elde edilmediği, buna göre eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, sahte belge çeşitliliğinin 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
3. Suça konu belgelerin delil olarak dosyada saklanmaları yerine 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderelerine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesin 21.04.2015 Tarihli ve 2015/24 Esas, 2015/441 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve vasisinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.