YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4906
KARAR NO : 2023/365
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/606 E., 2019/508 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2009 tarihli ve 2007/277 Esas, 2009/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasına mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 20.02.2009 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2014 tarihli ve 2014/130 Esas, 2014/667 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 12.11.2013 tarihinde işlediği, dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın temyizde süre yönünden reddine karar verilerek kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3. Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2015/97 Esas, 2015/269 Karar sayılı kararı ile Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2009 tarihli ve 2007/277 Esas, 2009/27 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı aynen açıklanarak, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2015/97 Esas, 2015/269 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 08.10.2019 tarihli ve 2019/5623 Esas, 2019/7090 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına neden olan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesiyle uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun bu kapsamda yeniden değerlendirilmesinin gerekli görülmesi ve hükmün açıklanmasına ilişkin kararda yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/606 Esas, 2019/508 Karar sayılı kararı ile Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2009 tarihli ve 2007/277 Esas, 2009/27 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı aynen açıklanarak, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle, Mahkemece gerekli araştırma yapılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinildiğine ve sanık lehine hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresinde bulunan 34 RJ 622 plaka sayılı araçta yapılan kontrolde, aracın çalıntı bir araç olup gerçek plakasının 34 AJ 214 olduğu ve üzerindeki 34 RJ 622 sayılı plakanın sahte olduğunun belirlendiğinden bahisle, resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık soruşturma aşamasında alınan beyanlarında, suça konu plakanın takılı bulunduğu aracı arkadaşı Atilla Karaol’dan mevcut haliyle ödünç olarak aldığını beyan etmiş; kovuşturma aşamasında ise, bu kez aracı Hakan Avcı isimli arkadaşından aldığını söyleyerek çelişkili beyanlarda bulunmuştur.
3. Suça konu plaka, Adli Emanetin 2007/322 sırasında muhafaza altına alınmış; İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 22.08.2007 tarihli ve BLG-2007/6555 sayılı uzmanlık raporu ile plakanın sahte olduğu ve aldatma yeteneğinin bulunduğu belirlenmiş; Mahkemece, 29.01.2008 tarihli celsede yapılan gözlemde de, plaka üzerinde mühür izinin bulunduğu, orijinal plaka görünümünde olduğu ve bu hali ile aldatma yeteneğine sahip olduğu değerlendirilmiştir.
4. Bozma kararı sonrasında, Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2009 tarihli ve 2007/277 Esas, 2009/27 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının açıklanmasına neden olan dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden, Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2017 tarihli ve 2014/130 Esas, 2014/667 Karar sayılı ek kararı ile uzlaşmanın sağlanamadığından bahisle hükmün aynen infazına karar verildiği tespit edilmiştir.
5. Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/606 Esas, 2019/508 Karar sayılı kararı ile olay tarihinde Körfez İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek suçundan yakalanan sanık …’ın kullanmış olduğu 34 RJ 622 plakalı Renault marka otomobilin yapılan şase ve motor numarası kontrolünde aracın asıl plakasının 34 AJ 214 olduğu ve 07.07.2003 tarihinde Güngören ilçesinden çalındığı, araçta yakalanan plakanın İstanbul Polis Kriminal Laboratuarına gönderildiği, gelen ekspertiz raporunda her iki ön ve arka plakanın da sahte olduğunun ve iğfal kabiliyetinin bulunduğunun belirlendiği gerekçesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen mahkûmiyet hükmünün aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2009 tarihli ve 2007/277 Esas, 2009/27 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 20.02.2009 tarihi ile Küçükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2014 tarihli ve 2014/130 Esas, 2014/667 Karar sayılı kararına konu, denetim süresi içerisinde işlenen dolandırıcılık suçunun suç tarihi olan 12.11.2013 tarihi arasında zamanaşımının durduğu belirlenmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığın beyanlarında isimleri geçen ve açık kimlik bilgileri bildirilmeyen Atilla Karaol ve Hakan Avcı isimli kişilerin tanık olarak dinlenmesi talebinin, Mahkemenin 21.01.2009 tarihli ara kararı ile hukuka uygun, yasal ve yeterli gerekçeleri gösterilerek reddedildiği değerlendirilmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın kısmen infazı, ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilebilmesinin, ancak yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanıklar yönünden mümkün olduğu; resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandığı davada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın, denetim süresi içinde yeniden suç işlemesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği, hükmolunan cezanın ertelenemeyeceği ve seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde bu yönlerden de bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/606 Esas, 2019/508 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.