Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/4933 E. 2023/1778 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4933
KARAR NO : 2023/1778
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/146 E., 2020/266 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2012 tarihli ve 2012/82 Esas, 2012/879 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.12.2012 tarihli ve 2012/82 Esas, 2012/879 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 29.03.2016 tarihli ve 2014/12441 Esas, 2016/2831 Karar sayılı kararı ile; “… katılana teslim edilen ve 13.06.2010 tarihli ekspertiz raporunda sağ alt bölümü kısmen yırtılmış olduğu belirtilen suça konu senet üzerindeki yazıların katılan ve sanık eli ürünü olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, … adli emanette kayıtlı suça konu belgelerin akıbeti hakkında karar verilmemesi, 5237 sayılı TCK’nun 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2016/146 Esas, 2020/266 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, delillerin takdirinin hatalı olduğu, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiği, sanığın beraat etmesi gerektiği gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, sattığı biçerdöver karşılığında suçtan zarar görenden 9 adet bono aldığı, sanığın fiilen teslim etmesine rağmen traktörün resmi devrini yapmadığından suçtan zarar gören bono bedellerini ödemediği, sanığın daha sonra traktörü başkasına satacağını, rızası olup olmadığını sorması üzerine, suçtan zarar görenin bonoları iade etmesi şartıyla kabul ettiği, tanıklar İ.K. ve İ.S.’nin huzurunda sanığın 9 adet bonoyu suçtan zarar görene teslim ettiği ve yakmasını söylediği, suçtan zarar görenin yakmayıp köşesinden yırttığı ve sakladığı, daha sonra sanığın suçtan zarar gören aleyhine 15.000,00 Euro bedelli bonoya dayalı Lüleburgaz 2. İcra Dairesinde icra takibi başlattığında suçtan zarar görene iade edilen bononun birisinin sahte olduğu, gerçek bono ile icra takibi yaptığının ortaya çıktığı, bu suretle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
2. Sanık, suçtan zarar görenin bono bedellerini ödemediği gibi satılığa çıkardığını öğrendiğinden suçtan zarar görene 6 adet bonoyu verip biçerdöveri geri aldığını, 3 bonoyu ise iki yıl kullanma bedeli olarak saydığından karşılıklı kabulle vermediğini, parayı ödemeyince 15.000,00 Euro olan bonoyu icraya verdiğini beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Suçtan zarar gören, sanığın kendisine iade ettiği bonoları köşelerinden yırtıp sakladığını, ancak daha sonra icra takibi yapıldığında kendisine verilen bonolardan birisinin sahte olduğunu öğrendiğini, sanıkla daha sonradan anlaştıklarını, maddi zararının olmadığını beyan etmiştir.
4. Tanıklar İ.S. ve İ.K., sanığın 9 adet bonoyu, suçtan zarar görenin de traktörü birbirlerine teslim ettiklerine, suçtan zarar görenin bonoları imza kısımlarından yırtmasına şahit olduklarını beyan etmişlerdir.
5. Tanıklar İ.B. ve H.M., traktör bedelinin hiç ödenmediğini, tanık H.M. sanığın bir kaç bonoyu iade etmeyeceğini suçtan zarar görene söylediğini, onun da kabul ettiğini, tanık M.G. de sanığın 6 adet bonoyu iade ettiğini beyan etmiştir.
6. Lüleburgaz 2. İcra Dairesinin 2012/82 Esas sayılı dosyasının Mahkemece incelenmesinde; aslı gibidir onaylı 15.000,00 Euro bedelli, … tarafından … adına yazılmış bononun olduğu, icra hukuk mahkemesinin 2011/195 Esas sayılı, davacısı …, davalısı … ve takibin taliki veya iptali davası nedeniyle dava sonuçlanana kadar geçici olarak takibin durdurulmasına karar verildiği tespit edilmiştir.
7. Ekspertiz ve bilirkişi raporlarına göre, icra takibine konu edilen ve suçtan zarar görende bulunan sağ alt bölümü kısmen yırtık olan bonoların ön yüzünde tanzimle ilgili el yazılarının sanığa ait olduğu, icra takibine konu edilen bonodaki borçlu imzasının suçtan zarar görene, arkasındaki birinci ciranta yazı ve imzasının sanığa ait olduğu, suçtan zarar görende bulunan sağ alt bölümü kısmen yırtık bonodaki borçlu imzasının suçtan zarar görene ait olmayıp hakiki imzaları model alınmak suretiyle takliden atıldığının tespit edildiği görülmüştür.
8. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporlarına göre, suçtan zarar görenin sunduğu yırtık bononun ön yüzündeki yazıların sanığa ait olduğu, borçlu imzalarının suçtan zarar görenin imzaları ile benzerlik gösterdiği, ancak imzaların tersimi basit ve taklidi kolay nitelikte olduğundan daha ileri bir tespite gidilemediği görüşü bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Bozma kararında da belirtildiği üzere adli emanette kayıtlı suça konu belgelerin akıbeti hakkında karar verilmemiş ise de söz konusu eksikliğin Mahkemece her zaman giderilmesi mümkün görülmüştür.
2. Suça konu suçtan zarar görene verilen imza kısmı yırtık ve icra takibine konan bonoların 15.000,00 Euro bedelli olmasına rağmen gerekçede dava konusu olmayan 9.000,00 TL bedelli bono ile ilgili Adli Tıp Raporu görüşünden bahsedilmiş ise de, ekspertiz ve bilirkişi raporlarına göre, suça konu bonoların ön yüzünde tanzimle ilgili el yazılarının sanığa ait olduğu, icra takibine konu edilen bonodaki borçlu imzasının suçtan zarar görene, arkasındaki birinci ciranta yazı ve imzasının sanığa ait olduğu, suçtan zarar görende bulunan sağ alt bölümü kısmen yırtık bonodaki borçlu imzasının suçtan zarar görene ait olmayıp hakiki imzaları model alınmak suretiyle takliden atıldığının tespit edildiği, tanıklar İ.S. ve İ.K.’nın da suçtan zarar görenin beyanlarını doğruladığı anlaşıldığından, mahkûmiyet hükmünün sonucu itibarıyla doğru olduğu kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Lüleburgaz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2016/146 Esas, 2020/266 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri yönünden eleştiri nedenleri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.