YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5341
KARAR NO : 2022/2035
KARAR TARİHİ : 10.02.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
I-Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nin 53. Maddesinin uygulamasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
II-Güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
1-Sanığın, katılan ile alıcı …..Gıda firması arasındaki enginar satımına aracılık ettiği, alım-satım bedeline ve hasata kadar bakım ücretine mahsuben alıcı firma tarafından düzenlenen suça konu Vakıfbank ….. şubesine ait 27.08.2010 keşide tarihli, 10.000 TL meblağlı çeki imza karşılığında almasına rağmen katılana vermeyerek, adına sahte ciro yapıp tedavüle soktuğu, bu surette üzerine atılı suçu işlediği iddia olunan somut olayda; katılan ile sanık arasında hizmet ilişkisi bulunması nedeniyle sanığın eyleminin, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’ nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamına alınan TCK’nin 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a-Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
b-TCK’nin 155/1. maddesi uyarınca hapis cezası yanında ayrıca adli para cezasına hükmedilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
c-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 10.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.