YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5788
KARAR NO : 2022/1031
KARAR TARİHİ : 24.01.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 08.12.2015 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 12.11.2019 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 24.01.2022 tarihinde hükmün açıklanma koşullarının oluşup oluşmadığına dair ön sorun yönünden Başkan Vekili …’ın karşı oyu ile oy çokluğu ile diğer yönlerden ise oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 24/01/2022 tarih, 2020/5788 Esas, 2022/1031 Karar sayılı çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerden katılmıyorum.
Sanığın TCK’nin 204/1, 62 ve 53. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanması suretiyle kurulan Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 29/09/2020 tarih 2020/213 Esas, 2020/371 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırıdır. Sanık hakkında aynı mahkemece 22/10/2015 tarih 2015/239 Es., 2015/546 Kr. sayıyla verilen hükmün CMK’nin 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Deneme devresi içinde sanık hakkında Boyabat Asliye Ceza Mahkemesi’nin 05/03/2020 tarih 2020/26 Esas, 2020/125 Karar sayı ile TCK’nin 86/2, 62/1, 52/2. maddeleri ile doğrudan 2.000 TL APC ve aynı Yasanın 106/1-2. cümle, 62, 52/2. maddeleri uyarınca doğrudan 500 TL APC, yine aynı Yasanın 125/1, 4, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 1.760 TL APC ile cezalandırılmasına ilişkin kesin olarak verilen hükümlere istinaden ilgili mahkemesine ihbarda bulunulduğu görülmüştür.
Kesin olarak verilen hükümlerin olağan yargı yolu içinde temyiz incelenmesine konu edilmesi mümkün değildir. Ancak şartların varlığı halinde kanun yararına bozma suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesi mümkündür. Dolayısıyla etkin bir yargısal denetime tabi olmayan kesin hükümlerin hükmün açıklanmasına dayanak alınması mümkün değildir. Bu durum iç hukukumuzun bir parçası olan İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesinin 6/2. maddesine güvence altına alınan Masumiyet Karinesinin ihlali niteliğindedir.
Bu sebeplerle anılan mahkeme kararının öncelikle hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı sebebi ile bozulması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun Onama yönündeki görüşüne katılmıyorum. 24.01.2022