YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6108
KARAR NO : 2023/9408
KARAR TARİHİ : 05.12.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/319 E., 2015/518 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/319 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde önleyici kolluk hizmeti kapsamında durdurulan sanıktan kimlik ibrazı istendiğinde, … adına düzenlenmiş ve üzerinde kendi fotoğrafı sürücü belgesini ibraz ettiği, devamında gerçek kimliğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçun ikrarını içeren savunmalarda bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Soruşturma aşamasında sanıktan ele geçirilmiş olan sürücü belgesi üzerinde yapılan kriminal incelemede; tamamen sahte oluşturulduğunun ve aldatıcılık kabiliyetinin olduğu belirtilmiştir.
4. Mahkemece suça konu sürücü belgesi duruşmaya getirilip özellikleri tutanağa geçirilmek suretiyle aldatıcılık niteliğinin bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
5. Mahkemece, sanık savunması, suça konu belge üzerinde yapılan gözlem ve tüm dosya kapsamından sahte sürücü belgesi düzenleyip kullandığı sabit görülen sanık hakkında temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Ancak; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği, … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.09.2012 tarihli ve 2012/253 Esas, 2012/370 Karar sayılı ilamındaki mahkûmiyetinin mahkemece tekerrüre esas alınan Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/278 Esas, 2009/821 Karar sayılı ilamından daha ağır hükümlülük içerdiği, bu sebeple sözü edilen ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, nedeniyle hüküm hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/319 Esas, 2015/518 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “… 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.09.2012 tarihli 2012/253 Esas, 2012/370 Karar sayılı mahkûmiyet hükmü tekerrür oluşturduğundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58 inci maddesinin 6 ncı ve 7 nci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2023 tarihinde karar verildi.