Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/6266 E. 2022/15463 K. 03.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6266
KARAR NO : 2022/15463
KARAR TARİHİ : 03.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

Sanığın … isimli kişiye ait kimlik bilgilerini kullanarak kendisine ait fotoğrafı yapıştırdığı sahte sürücü belgesi ile sabit telefon aboneliği ile bu hatta bağlı internet aboneliği sözleşmesi yaptığı, rutin trafik denetimi esnasında da sahte sürücü belgesini ibraz ederek şikâyetçi adına trafik ceza tutanağı düzenlettirdiği iddiası ile açılan kamu davasında; suça konu sürücü belgesinin ele geçirilememiş olması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, aslı bulunamayan belgelerin aldatma niteliklerinin bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma niteliğinin varlığını göstermeyeceği, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu, aslı bulunamayan evrakların aldatma niteliklerinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olamayacağı, suça konu sürücü belgesinin aslının ele geçirilememesi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı; 20.03.2011 tarihli trafik idari para cezası karar tutanağının şikâyetçi adına düzenlenmesine sebep olmaktan ibaret eyleminden muhakeme ve basit yargılama kapsamında kalan TCK’nin 206. maddesinde düzenlenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu, telefon ve internet abonelik sözleşmeleri düzenletmek şeklinde gerçekleşen eylemlerinin ise suç tarihinden önce 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanun’un 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan önödemeye ve basit yargılama usulüne tabi ve 7417 sayılı Kanun’un 52 ve geçici 7. Maddesi uyarınca erteleme kapsamında kalan suçu oluşturduğu gözetilmeden, zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.