YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6558
KARAR NO : 2022/20855
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
…
…
I. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde:
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
II. Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve müdafiin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1- Sanığın, 12.03.2013 tarihinde Kahramanmaraş Merkezde bulunan ve oto kiralama işiyle uğraşan katılan … ve şikayetçi …’a ait iş yerlerine gidip kendisini … olarak tanıtarak oto kiralama sözleşmelerine … adına sahte imza atmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, “sahtecilik” suçlarında suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesi uyarınca, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu nazara alındığında; dosya kapsamına göre, farklı zamanlarda düzenlenen oto kiralama sözleşmelerine sahte imza atan ve suç işleme kastının yenilenmediği anlaşılan sanık hakkında zincirleme şekilde işlenen özel belgede sahtecilik suçundan tek hüküm kurulması gerekirken, iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması, yasaya aykırı,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 21.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.