Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/662 E. 2023/117 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/662
KARAR NO : 2023/117
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/251 E., 2015/142 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/251 Esas, 2015/142 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş ve aynı Kanunun 51 inci maddesi uyarınca verilen ceza ertelenmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükmü kendisine yapılan usulüne uygun tebligata rağmen sanık temyiz etmemiştir.
Hükmü temyiz eden katılan vekilinin temyiz sebepleri;
Kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 51 inci maddelerinin sanık lehine uygulanmaması gerektiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’in alacağına karşılık tanık …’ten aldığı aracı sanığa satması üzerine, sanık suça konu edilen İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 09.05.2014 tarihli raporu, 10.01.2014 tarihli TEB yazısı, yine Türkiye İş Bankası’nın 03.01.2013 ve 07.01.2013 tarihli yazılarına göre sahte olduğu anlaşılan 29.11.2013 keşide tarihli ve 26.700,00 TL bedelli çeki katılana vermiştir.
2. Sanık, bahse konu çeki … adlı kişiden araştırdıktan sonra cirosuz olarak aldığını, çeki katılanın ekonomik olarak zor durumda olması nedeniyle yardım amacıyla katılana verdiğini, tanık …’ten aldığı aracın bedelini nakit olarak ödediğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Sanık … adlı kişinin açık kimlik ve adres bilgilerini Mahkemeye bildirmemiştir.
4. Katılan …, sattığı araca karşılık sanığın suça konu çeki kendisine noterde yanlarında … olduğu halde verdiğini, kendisinin de kredi kullanmak için teminat olarak cirolayarak bankaya verdiğini beyan etmiştir.
5. Tanık …, suça konu çeki sanığın noterde katılan …’e verdiğini, kendisine nakit bir ödemenin olmadığını beyan etmiştir.
6. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 09.05.2014 tarihli raporuna göre suça konu çekin sahte olduğu, birinci ciranta imza ve yazılarının sanık …’a ait olduğu anlaşılmıştır.

7. Mahkeme katılan … ve beyanını destekler mahiyetteki tanık … beyanı, tanık Kenan’ın aracı sanığa sattığına ilişkin noter belgesi ve tüm dosya kapsamına göre sanığın beyanına itibar etmeyerek kriminal rapor ve banka yazılarına göre sahte olan çeki kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğine karar vererek mahkumiyet hükmü kurmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas,2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2014/251 Esas, 2015/142 Karar sayılı kararında katılan vekilin tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2023 tarihinde karar verildi.