Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/99 E. 2023/14 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/99
KARAR NO : 2023/14
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli ve 2014/763 Esas, 2015/205 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, hükmü temyiz ettiğine dair süre tutum dilekçesi sunmuş, gerekçeli kararın kendisine tebliğinden sonra başkaca dilekçe sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde kolluk kuvveti tarafından yakalanan sanığın üzerinde fotoğrafı sanığa ait ancak başka birine ait kimlik bilgileriyle düzenlenmiş nüfus cüzdanının bulunduğu anlaşılmaktadır.
2. Kriminal rapora göre, suça konu nüfus cüzdanı tamamen sahte olarak düzenlenmiş ve aldatma kabiliyetinin bulunduğu belirlenmiştir.
3. Sanık suçunu ikrar etmiştir.
4. Duruşmada tanzim edilen iddianame sanığa okunarak ilk önce sanığın savunmasının alınması, ardından şikayetçi dinlenerek beyanının alınması gerekirken 08.01.2015 tarihli oturumda şikayetçinin beyanı alındıktan sonra sanığın savunmasının alınması hususu sonuca etkili görülmemiştir.
5. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri … ait olup yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerekiyorsa da, dosyada aslı bulunan suça konu nüfus cüzdanı üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; nüfus cüzdanının bu hali ile aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
6. 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
7. Hükümde “Türk Ceza Kanunu’nun 204/1 hükmü uyarınca takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak” denilmesine rağmen cezanın “2 Yıl Hapis” olarak alt sınırdan belirlenmesi, sonraki uygulama doğru olduğundan maddi hata kabul edilmiştir.
8. Hükümde yargılama gideri olarak hesaplanan miktarın 5271 sayılı Kanun’un 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20,00 TL’nin altında olması nedeniyle Hazineye yükletilmesi yerine sanıktan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, yukarıda 7. kısımda belirtildiği üzere hüküm fıkrasının 1.kısmındaki: “Türk Ceza Kanunu’nun 204/1 hükmü uyarınca takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak” denilmesine rağmen “2 Yıl Hapis” olarak alt sınırdan ceza belirlenmesi suretiyle” çelişki ve 8. kısımda belirtildiği üzere yargılama gideri olarak hesaplanan miktarın CMK’nın 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanun’un 100. maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20,00 TL’nin altında olması nedeniyle hazineye yükletilmesi yerine sanıktan tahsiline karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle Siirt 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli ve 2014/763 Esas, 2015/205 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 1. bendindeki: “uzaklaşılarak” ibaresinin çıkarılarak “uzaklaşılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından” ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının III. kısmının tamamen çıkarılarak “9 TL yargılama giderinin hüküm tarihi itibarıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL’den daha az olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 324/4. maddesi gereğince hazineye yükletilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.