Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/10188 E. 2023/677 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10188
KARAR NO : 2023/677
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Vergi Usul Kanunu’na aykırılık, 5464 sayılı Kanun’a aykırılık, tefecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 241 inci maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, gerçeğe aykırı belge düzenleme suçundan 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu’nun 36 ncı maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, anılan iş yerinin adına kayıtlı olduğuna, ancak fiilen kendisinin işletmediğine, somut delil olmadan cezalandırılmasının yanlışlığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihlerinde … Sarrafiye adlı kuyumculuğun yetkilisi olan sanığın, kredi kartı borcu olan kişilerin nakit ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla gerçekte altın alım satımı olmadığı halde alışveriş yapılmış gibi komisyon alarak kredi kartlarını pos cihazlarından geçirmesi, bu eylemlerin açığa çıkmasını önlemek amacıyla da sahte belge düzenlemesi eylemleri nedeniyle hakkında 5464 sayılı Kanun’a aykırılık, Vergi Usul Kanunu’na aykırılık ve tefecilik suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, iş yerinin adına kayıtlı olduğunu, ancak işletme işinin … ve Kerem Sarıbaş tarafından yapıldığını, pos cihazları geldikten sonra bir kısım tanımadığı insanların kartla işlem yaptıklarını, kendisinin iddia edilen eylemleri gerçekleştirmediğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Dosya kapsamında tanık olarak dinlenen ve yine vergi incelemesi sırasında bilgilerine başvurulan kişilerden bir kısmının sanığı ve iş yerini bildiklerini, bir kısmının iş yerini bildiklerini, sanığı tanımadıklarını, ancak tümünün alım satım olmadan kredi kartları borçlarını ödemek amacıyla komisyon karşılığında kredi kartlarını pos cihazından geçirdiklerini, gider pusulalarını imzaladıklarını beyan ettikleri, yine dosya içerisinde yer alan vergi suçu raporu ve vergi incelemesi raporlarının oluşu doğruladıkları anlaşılmıştır.
4. Mahkeme tarafından sanığın savunması, dinlenen tanık ve vergi incelemesi sırasında bilgisine başvurulan beyanları, vergi inceleme ve vergi suçu raporları ile tüm dosya kapsamına göre incelemeye konu mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. 5464 Sayılı Kanun’a Aykırılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Dinlenen tanık ve vergi incelemesi sırasında bilgisine başvurulan kişilerin beyanları, vergi inceleme raporu ve tüm dosya kapsamına göre hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

B. Tefecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Sanığın, POS cihazlarını kullanım amaçları ve sözleşme koşulları dışında, kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması veya kredi kartı borcunun ertelenmesi amacıyla kullanmaktan ibaret fiillerinin, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 36 ncı maddesinde düzenlenen gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylem bölünerek hem 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 36 ncı maddesinde düzenlenen suçtan hem de tefecilik suçundan ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

C. 2011 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. 5464 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/410 Esas, 2015/193 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Tefecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/410 Esas, 2015/193 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

C. 2011 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2014/410 Esas, 2015/193 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2023 tarihinde karar verildi.