Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/10918 E. 2021/11735 K. 07.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10918
KARAR NO : 2021/11735
KARAR TARİHİ : 07.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

Cumhuriyet savcısı tarafından 07.04.2016 tarihli hükme karşı, dosyada mevcut ”10.05.2016” havale tarihli temyiz talebinin, CMUK’nin 310. maddesinde belirlenen bir aylık yasal süresi içerisinde ”06.05.2016′ tarihinde UYAP üzerinden mahkemesine gönderildiği anlaşılmakla, tebliğnamede ret isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
1) Sanık … hakkında ”resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısının temyizinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
2) Sanıklar …, …, … hakkında ”resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik Cumhuriyet savcısının temyizinin incelenmesinde;
a)Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri hakime ait olup, suça konu çekin yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği, Mahkemece hükmün kurulduğu son duruşmaya getirtilerek incelenip, özellikleri tutanağa geçirilen suça konu çek ile ilgili olarak ”iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda kesin bir kanıya varılamamıştır” şeklindeki mahkeme kanaatine rağmen, hükmün gerekçesinde ”çekin aldatma kabiliyetine haiz olması sebebiyle sahte olduğunu bilmeleri mümkün görülmemektedir” denilmek suretiyle dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile beraatine karar verilmesi,

b)Sanıklar hakkında suça konu sahte çeki kullanmak suretiyle ‘resmi belgede sahtecilik” suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık …’nün savunmasında suça konu çeki ticari ilişki nedeniyle sanık … ve …’tan aldığını beyan etmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; sanık …’nün savunmasında adı geçen …’un açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, suça konu çek ile ilgili bilgisinin ve suça konu çekin kendisi veya sanık … tarafından sanık …’ye verilip verilmediğinin sorulması, sanık …’ün de hazır edilip suça konu çek kendisine gösterilerek arka yüzündeki ilk ciranta imzasının kendisine ait olup olmadığını ve suça konu çekin kendisi tarafından …’e verilip verilmediği hususlarında savunmasının alınması ve gerektiğinde suça konu çekte … adına atılı yazı ve imzaların aidiyeti hususunda yazı ve imza incelemesi yaptırılmasından sonra sonucuna göre toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükümleri kurulması yasaya aykırı,
c)Sanık …’nün UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 27.09.2021 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 07.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.