YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1133
KARAR NO : 2023/1330
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/574 E., 2015/281 K.
SUÇ : Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2014 tarihli ve 2013/184 Esas, 2014/189 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2014 tarihli ve 2013/184 Esas, 2014/189 Karar sayılı kararına katılan vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2014 tarihli ve 2014/ 996 değişik iş sayılı kararı ile zararın giderilmemiş olması nedeniyle itiraz kabul edilerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiştir
3. Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/574 Esas, 2015/281 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 208 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği: hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırıldıktan sonra hükmolunan cezanın ertelenmesine karar verilemeyeceğine, ayrıca sanığın pişmanlık göstermemesi, zararı gidermemesi, ertelemenin zarar giderme koşuluna bağlanmamasının da usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; okuma yazma bilmeyen, suça konu belgenin içeriğini dahi anlamayan geçirdiği sinir krizi sonrasında belgeyi yırtan sanığın, suç işlemek kastıyla hareket etmediğine, vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’in, sanığın eşi olan …’a işletmiş olduğu Güneşler Petrol isimli iş yerinden çeşitli zamanlarda akaryakıt verdiği, bu akaryakıtların karşılığı olarak 25.000,00 TL tutarında …’tan senet aldığı, …’ın borcunu ödeyemediği, 22.01.2013 tarihinde yapmış olduğu hesapta …’ın toplam borcunun 36.160,00 TL olduğunu belirleyerek … ile yeni bir senet imzaladıkları, katılanın senedi …’ın eşi olan sanığın da imzalamasını istediği ve yanında çalışan tanık …’a senedi vererek sanığın eşinin de imzalaması için evine gönderdiği, …’ın eşi olan sanığa imzasını attırmak istediği ve …’un senedi sanığa uzattığı sırada sanığın senedi alarak defalarca yırtarak yere attığından bahisle özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılan … anlatımında; sanığın eşi Hikmet’in aldığı akaryakıta ilişkin 25.000,00 TL’lik teminat senedinin sürekli olarak kendisinde durduğunu, fakat bu teminatı aşan alım yaptığından Hikmet’ten 36.160,00 TL tutarında senet alarak 25.000,00 TL tutarındaki senedi iade ettiğini, eşinin üzerine mal olduğunu söyleyince yeni senedi eşinin de imzalamasını istediğini, bir ay kadar sonra Düzce’de olan sanık dönünce çalışanıyla senedi imzalaması için evine yolladığını ve bu olayın yaşandığını, sanığın eşinin yeni bir senet imzalamadığını ve aralarındaki hukuk davasının halen devam ettiğini, zararının giderilmediğini beyan etmiştir.
3. Sanık sorgusunda; suça konu belgenin önceden eşi tarafından imzalanmış bir senet olduğunu bilmediğini, eşi “hanım benim benzin aldığım yere borcum var bunu imzala” demesi üzerine öncesinde de başına böyle sıkıntılı bir iş açtığından sinirlerinin bozulduğunu ve bağırmaya başladığını, kağıdı yırttığını dahi sakinleşince farkettiğini, kağıtta ne yazdığını bilmediğini beyan etmiştir.
4. Tanık … yeminli anlatımında; Hikmet tarafından imzalanmış suça konu senetle sanığın evine gittiğini, geliş sebebini Hikmet’in açıkladığı sırada eşi olan sanığın bağırıp çağırmaya başladığını, bu sırada senedi imzalaması için verince de beş altı kez yırtarak yere attığını ve sorunun büyümemesi için kendisinin evden çıktığını beyan etmiştir.
5. Tanık … yeminsiz anlatımında; katılanın kendisinden yeni senet istediğini, kendisinin de kabul ettiğini fakat katılanın senedi sanık olan eşinin de imzalamasını istediğini, il dışında olan eşinin bir müddet sonra geldiğini, olay günü katılanın çalışanı senedi getirince eşine yakıt şirketi sahiplerinin O’nun imzasını istediklerini söyleyince eşinin sinirlendiğini, eşi sinirlenince kendisinin dışarı çıktığını, senedi yırtıp yırtmadığını görmediğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hüküm açıklanırken, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca erteleme kararı verilemeyeceği, somut olayda ise kesinleşen bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının söz konusu olmadığı, itiraz merciince kaldırıldığı anlaşılmış olmakla sanık hakkında duruşmadan edindiği kanaat ile adli sicil kaydına göre hükmolunun hapis cezasının ertelenmesine ve zarar giderme koşuluna bağlanmamasına ilişkin Mahkemenin takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
İddia, savunma, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı karşısında; yüklenen suçun sübutunu kabul eden Mahkemenin takdirinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/574 Esas, 2015/281 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.
Yazı İşl.Md.Y. – F.U.
K A R Ş I O Y
Sanığın eşi Hikmet Çakmakın, katılana olan borcundan dolayı 36.160 TL tutarındaki bir borç senedini imzaladığı, bahse konu senede kefil sıfatıyla borçlu Hikmetin eşi olan sanığında imza atmasını istenildiğinde sanığın kendine verilen senedi parçalara bölmek suretiyle üzerine atılı Özel Belgeyi Yok Etme suçunu işlediği iddia ve kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine hükmedilmiş, katılan ve tanık anlatımlarına göre; suça konu senedin teminat vasfın da olması, sanık tarafından senedin yırtılması neticesinde katılanın doğrudan somut bir zararından da bulunmaması, sanığın daha önce sabıkasının olmaması ve hükmedilen netice cezanın miktarı nazara alındığında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Katılan tarafından bu karara yapılan itiraz üzerine zarar karşılanmadığından bahisle Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabul edilerek bilahare hükmün açıklanmıştır. Bu karar sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Öncelikle belirtmek isteriz ki, yırtıldığı iddia edilen bono kambiyo vasfı özellikleri olmayan ve alacağı kesin olarak kanıtlamayan, tanıkların beyanına göre boş olan teminat amacıyla verilmek istenen, ancak bu vasfı dahi taşımayan, borçlar hukuku anlamında değerlendirildiğinde kayıtsız şartsız borç ikrarını içermeyen üzerinde sadece bir imza taşımakla herhangi bir bedeli göstermeyen bu evrak, mevcut haliyle hukuki sonuç doğurmaya elverişli değildir. Bu nedenle suçun yasal unsurları oluşmamıştır.
Nitekim, bahse konu evrak, sanığın kocasının imzası bulunan ve bu haliyle sadece Onu borç altına sokma niteliği taşıyan, bu bakımdan her zaman yenisi tek taraflı düzenlenip verilebilecek özellik arz eden mahiyettedir. Sanığın imzası hukuken kefil vasfındadır ve zorunlu unsur değildir.
Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Zira bu suçun en önemli unsuru kasttır. Bu suçun oluşması için öncelikle kasti bir hareket gereklidir. Yani sanığın suçu ve sonuçlarını bilerek hareket etmesi beklenir. Tanık anlatımları ve sanık beyanlarından anlaşıldığına göre; okur yazarlığı bulunmayan sanığın suç işleme kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmamaktadır. Bırakın kastı belgenin dahi ne olduğunu anlayabilecek eğitim ve ticari bilgisi bulunmamaktadır. Failin bir belgeyi ortadan kaldırmak ve bozmakla elde etmek istediği sonuç hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemekten ibarettir. Sanığın böyle bir kastı olmadığı gibi katılan zaten açmış olduğu hukuk davası ile alacağını belgeleyebilecek durumdadır.
Somut olayda; 60 yaşlarında olup okur yazarlığı bulunmayan sanığın, kocasının borçlarından dolayı daha önceden benzer ekonomik sıkıntılar yaşamasının verdiği endişe ve öfkeyle kendisine sunulan içeriğini dahi bilmediği evrakı yırtıp atmaktan ibaret eyleminde, suç kastının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; ilk hükümde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş itiraz üzerine zarar karşılanmadığından bahisle Ağır Ceza Mahkemesince itirazın kabul edilerek bilahare hükmün açıklanmış ise de; burada somut ve belirli bir zarardan söz etmek mümkün değildir. Tartışmalı bir alacak söz konusudur. Hukuki ilişkinin borçlusu sanık değil Onun kocasıdır. Sanıktan sadece kefil olarak evrakı imzalaması istenmiştir. Nİtekim, katılan tarafından sanığın kocası aleyhine Çerkezköy İcra Müdürlüğünün 2013/1071 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış, akabinde Çerkezköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/305 Esas sayılı dosyasından açılan dava katılan lehine sonuçlanmıştır. Katılanın bir zararı söz konusu değildir. Bu nedenle olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları oluşmuştur. Kabule göre de; hükmün bu yönüyle bozulması gerekir.
Bu bakımdan; yukarıda açıklanan nedenlerle sanık hakkında Özel Belgeyi Yok Etme suçunundan verilen mahkumiyet kararının bozulması gerekirken, sayın çoğunluğun hükmün onanmasına ilişkin görüşüne katılmıyorum.