YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11337
KARAR NO : 2023/1467
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/141 E., 2020/231 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2013 tarihli ve 2013/221 Esas, 2013/649 karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2013 tarihli ve 2013/221 Esas, 2013/649 karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 06.10.2016 tarihli ve 2015/4693 Esas, 2016/6815 Karar sayılı kararı ile somut olayda 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.01.2017 tarihli ve 2016/555 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezasına mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 03.02.2017 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Sanığın Diyarbakır 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2019/628 Esas, 2019/1733 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 11.07.2018 tarihinde işlediği, Başkalarına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 03/01/2020 tarihinde kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
5. Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2020/141 Esas , 2020/231 Karar
sayılı kararı ile Diyarbakır 7.Asliye Ceza Mahkemesinin,03.01.2017 tarihli ve 2016/555 Esas ,2017/3 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı aynen açıklanarak, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay 25 gün hapis cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği;sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, bozma sonrası sanığın sorgusunun yapılmadığı ve yokluğunda karar verildiği, sanığın, aracı kimden satın aldığına ilişkin beyanda bulunmasına rağmen bu hususta bir araştırmanın yapılmadığı, mahkemece yeterli olmayan gerekçeye dayanılarak mahkumiyet hükmün kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde 500 Evler civarında 34 .. …. plaka sayılı bir aracın transit marka bir kamyonet ile çekildiğinin kolluk kuvvetlerine bildirilmesi üzerine, kolluk kuvvetlerinin olay yerine intikal ettikleri, bahse konu plaka sayılı aracın boş bir ahır içerisine konulmuş olduğunu görerek hakkında yaşı nedeniyle soruşturması Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/16779 nolu evrak üzerinde yürütülen SS Çocuk ….’yi yakaladıkları, 30 .. …. plakanın sorgusunu yaptıklarında bu plakanın 2005 model Citroen marka beyaz bir araca ait olduğunu tespit ettikleri, ancak bu plakanın takılı olduğu aracın ise Toyota marka araç olduğunu görmeleri üzerine, araç üzerindeki şasi numarasında yaptıkları sorgu sonucunda aracın İstanbul ili Ümraniye Şehit İsmail Akkoyun Polis Merkez Amirliğinde çalıntı olarak aranan Mustafa Çakmak adına kayıtlı araç olduğunu tespit ettikleri anlaşılmaktadır.
2. SS Çocuğun o tarihte 2011/8064 sayılı soruşturma evrakı kapsamından alınan beyanında; araç ile ilgisinin olmadığını, aracı abisi olan …’nin getirip, ahıra koyduğunu beyan etmiş olduğu, Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/8064 nolu soruşturma evrakı üzerinden SS Çocuk … ve abisi … hakkında hırsızlık suçundan Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığına 22.03.2011 tarihinde yetkisizlik kararı verilerek soruşturma evrakı gönderilmiştir.
3. Sanık savunmasında, ihtiyaçtan araç almaya karar verdiğini ve kantar mevkisinde bulunan eski araba pazarına giderek araba aramaya başladığını sonra bir Toyota Avensis gördüğünü sahibi ile pazarlık yaptığını 30.000,00 karşılığında satın almak için anlaştığını, 15.000,00 TL tutarındaki kısmını verdiğini, geriye kalanı ise ertesi gün vermek için anlaştığını ancak sabah gittiğinde belirlenen iş yerinde öyle birisinin olmadığını öğrendiğini, adamın kendisine sadece bir ruhsat parçası verdiğini , bu kişinin açık kimlik bilgilerini ve adresin bilmediğini adının Mehmet Yavuz olduğunu beyan etmiştir.
4. Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı 25.03.2011 ve 29.03.2011 tarihli ekspertiz raporlarına göre; suça konu plakalar ile trafik ve tescil belgelerinin sahte olarak düzenlendiklerinin ve aldatıcılık niteliğine haiz oldukları tespit edilmiştir.
5. Adli emanetin 2011/3127 sırasında kayıtlı motorlu araç trafik belgesi , tescil belgesi ile 34 .. …. nolu plakaların dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
6.Mahkemece, sanığın özel devir şartlarına ve tescile tabi nispeten ekonomik değeri yüksek olan bir aracı kimlik bilgilerini bilmediği birinden satın aldığı , paranın bir kısmını verdiği ve şahsı tekrar görmediği şeklindeki savunmasının samimi ve itibar edilebilir olmaması ve ekspertiz raporlarına dayanılarak sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit olduğu bahisle temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2020/141 Esas ,2020/231 Karar
sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.