YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1160
KARAR NO : 2023/4864
KARAR TARİHİ : 06.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/388 E., 2015/798 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2014/388 Esas, 2015/798 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suça konu çekler üzerinde yaptırılan imza incelemesi neticesinde imzaların sanığın eli ürünü olmadığı tespit edildiği hâlde, eksik inceleme neticesinde, salt çeklerin teslim tutanağında bulunan imzanın sanığa olması sebebiyle mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, … Balıkçılık Dondurulmuş Gıda Paz. Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilisi olduğu ve … adlı kişinin yetkilisi olduğu katılan firma ile yaptıkları alışveriş sırasında, 17.06.2011 tarihli teslim belgesi karşılığında sanığın imzası ile suça konu, her ikisinin de keşidecisi … Kimyevi Maddeler Tem. Ürn. Amb. Gıda San. Tur. Tic. Ltd. Şti. olan, 19.250,00 TL ve 19.260,00 TL bedelli çekleri katılan şirkete teslim ettiği, her iki çekin aynı tarihte teslim edildiği ancak suça konu çeklerin şirket yetkilisi tarafından keşide edilmediğinin bankanın tespiti ile belirlendiği, bu şekilde sanığın sahte olarak hazırlanan çekleri sahte olduğunu bilerek katılan firmaya teslim ettiği, bu şekilde resmi belgeyi kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim olunan, 10.10.2013 tarihli Ekspertiz Raporunda; bahse konu keşideci imzasının sanığın elinden çıktığını gösterir yeterlilikte kaligrafik uygunluk tespit edilemediği belirtilmiştir.
4. Adli Tıp Uzmanı bilirkişi tarafından tanzim olunan, 11.02.2015 tarihli Bilirkişi Raporunda; çek teslimine dair 17.06.2011 tarihli belgedeki imzanın sanığın eli ürünü olduğu kanaati açıklanmıştır.
5. Mahkemece suça konu çeklerin duruşmada incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği belirlenmiştir.
6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın, suça konu çeklere keşideci adına imza atmadığı sabittir. Ancak tüm dava dosyası kapsamı itibarıyla suça konu sahte çekleri, ciro etmeksizin, Çek Teslim Belgesi mukabilinde katılan firma yetkilisi …’a teslim ettiği, tahsil amaçlı bankaya ibraz edilen çeklerin ise sahte olduklarının anlaşıldığı dava dosyası kapsamında tartışmasızdır. Bu durumda, 5237 sayılı Kanun’un Resmi belgede sahtecilik suçunu düzenleyen 204 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında, suçun kanunî unsurlarının oluşması için sınırlı olarak sayılan seçimlik hareketlerin belirlenmesi gerekir. Bahse konu madde metni; “Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
” şeklinde düzenlemeye haizdir. Buna göre, sahte resmi belgeyi kullanan kişinin eylemi de resmi belgede sahtecilik suçunun kanunî unsurlarını taşımaktadır. Nitekim sanığın, suça konu çekleri ciro etmeksizin ve fakat Çek Teslim Belgesi karşılığında …’a teslim ettiği, bu itibarla da ciro silsilesinde bulunmaktan kaçındığı ve sahteliğini bildiği çekleri tedavüle sokmak suretiyle kullandığı, Çek Teslim Belgesi üzerindeki imzanın sanığın eli ürünü olduğu anlaşılmakla, Mahkemece dava dosyasının tekemmül ettirilmesi neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın, katılan firma yetkilisi …’a, 17.06.2011 tarihli teslim belgesi ile iki ayrı sahte çek vermesi karşısında, sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun’un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 … maddesinde yer verilen, suçun işleniş şekli, suçun işlenmesindeki özellikler, failin kastının yoğunluğu, güttüğü amaç ve saik gibi kriterler göz önünde bulundurularak temel cezanın tayininde asgari hadden uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2014/388 Esas, 2015/798 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2023 tarihinde karar verildi.