Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/12172 E. 2021/6776 K. 20.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12172
KARAR NO : 2021/6776
KARAR TARİHİ : 20.09.2021

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 20.04.2021 tarih ve 2021/1978 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18.06.2021 tarih ve KYB-2021/57470 sayılı ihbarname ile;
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan suça sürüklenen çocuk … (…)’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 206/1, 31/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, suça sürüklenen çocuğun 3 yıl süre ile denetime tabî tutulmasına; diğer suça sürüklenen çocuk Sinan Güler’in 5237 sayılı Kanun’un 206/1, 39/1, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … 2. Çocuk Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli ve 2013/147 esas, 2015/72 sayılı kararının 20.02.2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuk … (…)’in deneme süresinde 04.06.2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve suça sürüklenen çocuk … (…)’in 5237 sayılı Kanun’un 206/1, 31/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 2. Çocuk Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli ve 2018/263 esas, 2019/439 sayılı kararının “Benzer bir olayda Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 01.03.2021 tarihli ve 2020/8442 esas, 2021/3068 karar sayılı ilamında, “…kardeşi…’a ait kimliği ibraz ettiği, sanığın başkasına ait kimliği kullandığından şüphelenilmesi üzerine yapılan parmak izi incelemesi sonucunda gerçek kimliğinin ortaya çıkarıldığı anlaşılan somut olayda; sanığın başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 268. maddesinde düzenlenen “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun unsurlarının oluşmadığı gibi kolluk görevlilerine ibraz edilen kimliğe göre de herhangi resmi belgenin düzenlenmemesi nedeniyle TCK’nın 206/1. maddesinde tanımlanan “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun da oluşmadığı, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. maddesinde düzenlenen “Kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak” kabahatini oluşturacağı,…BOZULMASINA…” belirtildiği üzere; somut olayda, suça sürüklenen çocuğun babası olan…’in cezaevinde bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun annesinin üzerine nüfusta kayıtlı olduğu, babasını ziyaret edebilmek için amcasının oğlu Sinan Güler’e ait nüfus cüzdanını rızası dahilinde alarak cezaevine gittiği, yapılan kontrollerde kimlikteki fotoğrafın suça sürüklenen çocuğa ait olmadığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuklara atılı 5237 sayılı Kanun’un 206/1. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşmayacağı, eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesi kapsamında idarî para cezası yaptırımını gerektiren kabahat olarak nitelendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için, kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olmasının gerekeceği, somut olayda; suça sürüklenen çocuklardan … (…), annesinin üzerine nüfusta kayıtlı olduğundan, cezaevinde bulunan babası …‘i ziyaret edebilmek amacıyla, amcasının oğlu olan diğer suça sürüklenen çocuk …’e ait gerçek nüfus cüzdanını alarak cezaevine gittiği, yapılan kontrollerde kimlikteki fotoğrafın suça sürüklenen çocuk … (…)‘e ait olmadığının tespit edildiği ve buna ilişkin tutanak tutulduğu, … (…)‘in tutanağı gerçek ismiyle imzaladığı, olay esnasında Sinan Güler adına herhangi bir resmi belge düzenlenmediği, bu nedenle suça sürüklenen çocuklara yüklenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan“ suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden;
1-) Suça sürüklenen çocuklardan …’in “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan“ suçundan TCK‘nin 206/1, 39/1, 31/3, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Samsun 2. Çocuk Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli 2013/147 Esas ve 2015/72 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, yüklenen suç unsurları itibarıyla oluşmadığından suça sürüklenen çocuğun BERAATİNE, cezanın çektirilmemesine,
2-) Suça sürüklenen çocuklardan … (…) hakkında kurulan 17.10.2019 tarihli mahkûmiyet hükmü yönünden; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 20.02.2015 tarihinden itibaren deneme süresi içinde işlenen ikinci suçun suç tarihi olan 04.06.2015 tarihine kadar zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede; suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş arasında bulunan suça sürüklenen çocuğa yüklenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan“ suçunun Kanun’daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 4 yıllık olağan dava zamanaşımının, TCK’nin 67/2-d maddesi gereğince kesen son sebep olan Sinan Güler hakkında kurulan 29.01.2015 tarihli mahkûmiyet kararından, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ise de; 5271 sayılı CMK’nin 223/9. maddesinde yer alan, “Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.“ hükmü dikkate alınarak, … (…)‘in, “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan“ suçundan TCK‘nin 206/1, 31/2, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca 740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Samsun 2. Çocuk Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli 2018/263 Esas ve 2019/439 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünün CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, yüklenen suç unsurları itibarıyla oluşmadığından suça sürüklenen çocuğun BERAATİNE, cezanın çektirilmemesine, suça sürüklenen çocuk … (…)’in eylemi 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde öngörülen idari para cezasını gerektirmekte ise de; aynı Kanun’un 11/1. maddesindeki “Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında idarî para cezası uygulanamaz.” hükmü uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 20.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.