Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/12187 E. 2021/7238 K. 27.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12187
KARAR NO : 2021/7238
KARAR TARİHİ : 27.09.2021

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/06/2021 tarihli KYB-2021/48207 sayılı eksikliğin giderildiğine dair yazısı ve Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.02.2020 tarih ve 2019/16137 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28.02.2020 tarih ve KYB-2020/27516 sayılı ihbarname ile;
Mühür bozma suçundan sanık …’nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2013 tarihli ve 2013/38 esas, 2013/311 sayılı kararının 25.04.2013 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 06.03.2018 tarihinde işlediği kasıtlı suç sebebiyle hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 203/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.05.2019 tarihli ve 2019/40 esas, 2019/627 sayılı kararının “Benzer olaylar nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.03.2016 tarihli ve 2015/1121 esas, 2016/111 karar ve Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 30.10.2013 tarihli ve 2012/11480 esas, 2013/15670 karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere, mühür bozma suçunun oluşabilmesi için kanunun veya yetkili makamların emri uyarınca konulmuş bir mührün kaldırılması ya da konuluş amacına aykırı hareket edilmesi gerektiği, ihaleye dayalı olarak elektrik dağıtımı yapan ve kamu görevlisi statüsü bulunmayan özel şirket görevlilerince yapılacak mühürlemelerin ihlali durumunda ise anılan suçun oluşmayacağı nazara alındığında, somut olayda, sanığın ilk kez 28.07.2009 tarihinde mühürlenen elektrik sayacının mührünü bozarak elektrik kullandığının 15.12.2011 tarihinde tespit edildiği, aynı gün ikinci kez sayacın mühürlendiği fakat sanığın bu kez de bu mühürü bozarak elektrik kullanmaya devam ettiğinin 05.04.2012 tarihli tutanak ile tespit edildiği ve yapılan yargılama neticesinde sanığın anılan eylemler nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43/1. maddesindeki zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de, özelleştirme uygulamaları neticesinde eylemlere konu elektrik dağıtım ve satışının … Elektirk Dağıtım A.Ş.’ne 29.12.2010 tarihinde devredilmesi karşısında, sayacın ilk kez mühürlendiği 28.07.2009 tarihinde henüz devir işlemi gerçekleşmediğinden yetkili makam tarafından konulan mühürleme işlemi bulunduğundan bu mührün bozulması ile anılan suçun yasal unsurlarının oluştuğu ancak, söz konusu işin anılan şirkete devrinden sonra 15.12.2011 tarihinde ikinci kez konulan mührün ise yetkili bir makamın emri ile konulmadığı, dolayısıyla yalnızca 28.09.2009 tarihinde konulan mührün bozulması nedeniyle sanığın cezalandırılması cihetine gidilmesi, sonraki eyleme ilişkin ise beraat kararı verilmesi gerekirken, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edildiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mühür bozma suçunun oluşabilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bir mühürleme işleminin bulunması gerektiği, … Elektrik Dağıtım Anonim Şirketinin, 14.10.2020 ve 11.11.2020 tarihli cevabi yazılarına göre, 28.07.2009 tarihli mühürleme tutanağının temin edilemediğinin bildirilmesi karşısında; bu tarih itibarıyla da 5237 sayılı TCK’nin 203. maddesinde düzenlenen “mühür bozma” suçunun unsurlarının oluşmayacağının anlaşılması karşısında; belirtilen yönden de kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 27.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.