YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12336
KARAR NO : 2021/7585
KARAR TARİHİ : 30.09.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Beraat
Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre, temyiz isteminin sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Sanık hakkında “2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme“ suçundan açılan kamu davasında; suça konu faturalara ulaşılamaması nedeniyle her ne kadar ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu mahkumiyet kararı kaldırılarak beraat kararı verilmiş ise de, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.11.2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suça konu faturaların, 213 sayılı VUK‘nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığı gözetilerek, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1)Dosyada bulunan faturaların ya da temin edilecek faturaların sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını söylemesi halinde; faturalardaki yazı ve imzaların aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
2)Faturaları kullandığı belirlenen Asi Reklam Matbaa İnş. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında sahte fatura kullanma suçundan karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
a)Aynı mükellef hakkında sahte fatura kullanma suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
b)Faturaları kullanan şirket yetkilisi tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldığı, sanığı ve sanığın savunmasında adı geçen isimleri tanıyıp tanımadığı ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
3)2012 takvim yılında KDV beyannamesi verilmemiş ise de, kullanan mükellefin Ba bildirimine göre 245.378 TL tutarında fatura düzenlendiği anlaşılmakla, kanaat oluşturması açısından Mükellefin vergi beyannamelerinin ve Ba-Bs bildirimlerinin ne şekilde verildiği vergi dairesinden sorulup e-beyanname ile internet üzerinden verildiğinin tespiti halinde GİB Merkezi sorgulamalar ekranından araştırma yapılarak belgelerin kim tarafından gönderildiğinin tespit edilmesi,
4)Beyannamelerin muhasebeci tarafından verildiğinin anlaşılması halinde bu kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak duruşmaya çağrılması, CMK’nin 46/1-c. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra kendisinden sanığı tanıyıp tanımadığının ve beyannamelere konu faturaların sanık tarafından kendisine getirilip getirilmediğinin sorulması,
5)Mükellefiyet tesis işlemlerinin ne şekilde kim tarafından yapıldığı, vekaletname ile işlem yapılıp yapılmadığı ilgili kurumlardan yöntemince araştırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK’nin 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 30.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.