Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/12585 E. 2021/7484 K. 29.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12585
KARAR NO : 2021/7484
KARAR TARİHİ : 29.09.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, hırsızlık, resmi belgede sahtecilik

1) Sanıklar …, … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan sanık … vekilinin temyizi ile katılan sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik sanıklar … ve … müdafilerinin temyizlerinin incelenmesinde:
Sanıklar …, … ve …’ın üçüncü kişilere yönelik olarak gerçekleştirdiği iddia edilen nitelikli dolandırıcılık suçundan doğrudan zarar görmeyen katılan sanık …’ın adları geçen sanıklar hakkında açılan kamu davalarına katılma ve kurulan hükümleri temyiz hakkı olmadığı, ayrıca katılan sanık … hakkında da …’e yönelik gerçekleştirdiği iddia edilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına sanıklar … ve …’in katılma ve verilen hükümleri temyiz etme hakları bulunmadığı anlaşılmakla; katılan sanık … vekili ve sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar …, … ve … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde:
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar … ve …’in katılan …’a yönelik gerçekleştirdiği eylem nedeniyle hüküm kurulurken belirlenen adli para cezasının TCK’nin 158/1-f-son maddesi gereğince elde edilmek istenen menfaatin iki katından az olamayacağının gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, katılan … vekili ile sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin ONANMASINA,
3) Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafisinin temyizinin incelenmesinde:
Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 09.03.2007 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
4) Sanık … hakkında hırsızlık suçundan, sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve hırsızlık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde:
Sanık …’in, avukat olan katılan …’ın yanında çalıştığı, katılana iletilmek üzere verilen çek ve senetleri katılana vermediği, katılanın bilgi ve rızası dışında kaşesini kullanmak suretiyle suç duyurusunda bulunup icra takipleri başlattığı, ayrıca eylemlerinin ortaya çıkmaması için kardeşi olan sanık … ile birlikte büroda bulunan bir kısım evrakı uhdelerine aldıkları, daha sonra geri getirdikleri şeklindeki eylemlerinin bir bütün halinde ve zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, sanık …’in eyleminin ise diğer sanığın eylemine iştirak etmek suretiyle tek bir hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen bu suçun 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma kapsamında kaldığı gözetilmeden her bir eylem nedeniyle ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 29.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.