Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/12747 E. 2023/3322 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12747
KARAR NO : 2023/3322
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2014 tarihli ve 2010/57 Esas, 2014/29 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ve 115.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, oğluna vekâlet verdiği ve daha sonra azlettiği, katılan tarafından ileri sürülen olaylarda yer almadığı, sanık …’un yurt dışına kaçtığı, dosyada ne yarar sağlandığının izah edilmediği, mahkeme kararının çelişkili olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın … Petrol Ltd. Şti.nin sahibi olduğu, 2005 yılında cezaevine girdiği, cezaevindeyken işlerini yürütebilmesi amacıyla çek tanzim etmesi ve imzalaması için öz oğlu temyiz dışı sanık …’a Honaz Noterliğinden şirketi ve kendi adına vekâletname verdiği, daha sonra sanık …’in, dosyada mevcut azilname ile sanık …’u vekillikten azlettiği, bu azilnamenin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21 inci maddesi uyarınca 26.07.2006 tarihinde sanık …’a tebliğ edildiği, sanık …’un azledildiğini bildiği halde 15.01.2007 keşide tarihli 57.500,00 TL bedelli çeki keşide edip müteveffa …’a verdiği anlaşılmıştır.
2.İZMİR KRİMİNAL POLİS LABORATUVARININ 20.08.2010 TARİHLİ RAPORU: “… İnceleme konusu (57.500,00 TL bedelli) çekin ön ve arka yüzünde basılı bulunan “FAİKOĞULLARI PETROL Turizm Ve Ticaret Limited Şirketi” ibareli kaşe izleri üzerinde ve “… ” ibareli el yazıları altında atılı bulunan keşideci, 1. ve 2. ciranta imzaların, her ne kadar basit tersimli ve taklidi kolay yapıda imzalar oldukları gözlenmekte ise de, özelikle 09.05.2006 posta işlem tarihli PTT Alma/Ödeme Haberi belgesi ve 24.05.2006 tarihli ifade verme tutanağı üzerindeki imzaları ile aralarında genel görünüm, imzaların başlama ve … yerleri itibariyle uyarlıklar bulunduğunun gözlenmesi, anılan imzaların … eli mahsulü oldukları kanaatini vermektedir….” şeklindedir.
3. Banka yazısında belirtildiği üzere 04.08.2006 tarihinde sanık … tarafından 15.01.2007 keşide tarihli çeke ödemeden men yasağı verilmiştir.
4. Mahkemece, somut olayda sanık …’un, katılan sanık … tarafından vekâletname ile çek keşide etmeye vekil tayin edildiği, daha sonra azilname ile vekillik yetkisinin sona erdirildiği, azilnamenin sanık …’a tebliğ edildiği ve azil hususundan sanık …’un haberdar olduğu, dava konusu çeklerin sanık … tarafından yetkili olmadığını bildiği bir dönemde imzalandığı, çek bedellerinin ödenmediği tartışmasızdır. Sanık …, özellikle yurt dışında talimatla alınan savunmasında babası katılan sanık …’in talimat ve bilgisi dahilinde dava konusu çekleri imzaladığını açıkça ifade etmektedir. Bu nedenle, katılan sanık …’in, oğlu sanık …’un çekleri kendisinden habersiz imzalamış olduğu şeklindeki savunma ve beyanlarına itibar edilmemiştir. Ayrıca, aynı nedenlerle sanık … ile katılan sanık …’in eylem birliği içinde hareket ettikleri mahkememizce kabul edildiği; sanığın çekler keşide edildiği sırada ödeme amacı taşımadan dolandırma amacıyla birlikte hareket ettiğini kabul edildiği, Sanık … iyiniyetli olsa ve ödeme amacı taşısa, çekleri yetkili olmadığını bildiği oğlu Ufuk’a imzalatmaz, veya malvarlığı bulunduğu halde sonradan ödemekten kaçınmazdı. Burada, katılan sanık …’in, çeklerin imzalandığından haberinin olmadığına, oğlu sanık …’un çekleri kendinden habersiz imzaladığına ve sonrasında da Türkiye’den kaçtığına, bu olay nedeniyle oğlundan alacaklı olduğuna dair beyanları, mahkememizce hayatın olağan akışına aykırı bulunmuş, inandırıcı bulunmamış ve itibar edilmediği gerekçesiyle mahkumiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2014 tarihli ve 2010/57 Esas, 2014/29 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.