Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/12779 E. 2023/1840 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12779
KARAR NO : 2023/1840
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/181 E., 2014/243 K.
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2014 tarihli ve 2014/181 Esas, 2014/243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, atılı suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanın temyiz isteği; Beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. S.S. Karacakent Toplu İş Yeri Yapı Kooperatifi yöneticisi olan sanık hakkında, kooperatifin C Blok 8 numaralı iş yerini katılan …’e satıp karşılığında 70.000,00 TL aldığı, bu sırada ruhsata ilişkin Belediye ile olan ihtilaf nedeniyle mahkemece verilen yıkım kararına istinaden inşaatın yıkıldığı, söz konusu kooperatifin arsa sahibi ve belediye ile hukuki nitelikte ihtilaflarının bulunduğunu bilmesine rağmen, bu ihtilaflardan katılan …’e söz etmeyerek 70.000,00 TL zarara uğramasına neden olduğundan bahisle sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Katılan anlatımlarında; kooperatife 2007 yılında üye olduğunu, bir işyerine sahip olabilmek için 70.000,00 TL para ödediğini, iş yerlerinin bittiğini, kullanım hakkının verildiğini, ancak mahkemelik olduğu için tapu verilmediğini, sanık hakkında yerin çekişmeli ve mahkemelik olduğu konusunda kendisine bilgi vermemesi nedeniyle şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
3. Sanık sorgusunda; 1993 yılında arkadaşları ile beraber kooperatifi kuruduklarını, kendisinin de kooperatif başkanı olduğunu, arsayı kat karşılığı sahiplerinden satın aldıklarını, %40’ı arsa sahibine ait olmak üzere 96 tane bağımsız işyeri yaptıklarını, katılanın iş yerini de teslim ettiklerini, elektrik ve diğer hizmetleri verdiklerini, bu arada Deprem Yönetmeliğine göre tekrar ruhsat alıp yenilemek gerektiğini, ancak arsa sahiplerinin ruhsatı yenileme talebinde bulunmadıklarını, arsayı başka bir firmaya vermeleri ve yaptıkları iş yerlerinin yıkılması için dilekçe vermeleri nedeniyle 3 blok halinde yaptıkları 96 iş yerinin yıkıldığını, arsa sahibinin bilgi ve rızaları dışında bu işleri yaptığını beyan etmiştir.
4. Dosya kapsamına göre; binaya ait inşaat ruhsatının süresi dolduğundan ve tamamı kaçak hale geldiğinden 28.07.2010 tarihinde yapı tatil tutanağı düzenlendiği, Belediye Encümenince yapıların mevcut haliyle ruhsata bağlanamayağı anlaşıldığından 01.09.2010 tarihinde tamamının yıkımına karar verildiği, bu karara kararına istinaden yapıların 21.10.2010 tarihinde yıkıldığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Katılanın, 2007 yılında sanığın yöneticisi olduğu kooperatiften iş yeri satın aldıktan ve satın aldığı iş yerinin kullanım hakkı verildikten sonra Belediye Encümenince yapıların mevcut haliyle ruhsata bağlanamayacağından yıkılması gerektiğine dair 01.09.2010 tarihli kararına istinaden 21.10.2010 tarihinde yıkıldığının anlaşılması karşısında, sanığın suç tarihinde dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığından, Mahkemenin yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik beraat kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu anlaşılmıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2014 tarihli ve 2014/181 Esas, 2014/243 Karar sayılı kararında katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.