YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12832
KARAR NO : 2023/1602
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli ve 2008/339 Esas, 2014/464 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının … olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin sanık hakkında; bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının … olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; eksik araştırma ile beraat kararı verildiği, çeklerini kaybettiğini iddia eden sanığın hiçbir makama ihbarda bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, suça konu çekin kaybedilmediği, sanık tarafından sahte imza kullanıldığı ve diğer sanık ile birlikte hareket ederek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın yetkilisi olduğu Karesi Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından … Tekstil Tic. ve San. Ltd. Şti.ne satmış olduğu kumaşlar karşılığında şirketin yetkilisi temyiz dışı sanık … tarafından keşidecisi sanık … olan 20.11.2005 keşide tarihli, 8.500,00 TL bedelli çeki verdiği, çekin katılan tarafından bankaya ibraz edildiğinde keşidecisi tarafından ödemeden men yasağı talimatı verildiğinden bahisle ödeme yapılmadığı, sanık … hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan davanın yargılaması sonucunda, keşideci imzasının adı geçenin eli ürünü olmadığından bahisle beraat kararı verilerek asıl fail hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve bu şekilde yapılan soruşturma sonucunda sanıkların birlikte hareket ederek nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia olunmuştur.
2. Katılan … beyanında, …’da kumaş üretimi yaptığını, sanıklar … ve …’nu daha önceden tanımadığını, suça konu çeki … Tekstil şirketinin yetkilisi … ile yaptığı ticari ilişki sebebi ile aldığını, buna ilişkin faturaların mevcut olduğunu, …’den üç adet çek aldığını, … ile olay tarihinden bir ay kadar önce de bir alışverişinin olduğunu, bu alışverişi nakit olarak yaptığını, suça konu çekleri …’in getirip kendisine teslim ettiğini, sanıkların birlikte hareket ettiğini, şikayetçi olduğunu ifade etmiştir.
3. Sanık … savunmasında, suçlamayı kabul etmeyerek suça konu çekin de içinde bulunduğu çek koçanını 04.08.2005 tarihinde kaybettiğini, ilgili yerlere müracaat ettiğini, çekteki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını, diğer sanık …’ın beyanlarını kabul etmediğini, müşteki şirket ile herhangi bir alışverişte bulunmadığını ifade etmiştir.
4. Sanık … savunmasında, olay tarihinde … Tekstil şirketinin %80 hissedarı ve müdürü olduğunu, sanık …’na boyalı kumaş sattığını, karşılığında suça konu çekin de aralarında bulunduğu üç adet çeki aldığını, çekleri sanık …’nun yanında yazıp imzaladığını, çeki almadan önce bankaya sorduğunu, çeklerin sağlam olduğu söylenince kendisine mal sattığını, satmış olduğum mallara ilişkin faturayı mahkemeye ibraz ettiğini, daha sonra …’da kumaş satışı yapan Karasi Tekstil şirketinden kumaş aldığını ve karşılığında çeklerin arkasını ciro ederek verdiğini, dolayısı ile Karasi Tekstil şirketinden aldığı kumaşları kendi kârını ortaya koyarak …’na sattığını, faturaların da bunu gösterdiğini, çeklerin gerçek bir ticari ilişkiden kaynaklandığını, katılan ile açık hesap çalıştığını, bu hesaptan doğan borçlara karşılık bazen nakit bazen de çek verdiğini, dolayısı ile borcun önceden doğmuş bir ticari ilişkiden kaynaklandığını, suçsuz olduğunu ifade etmiştir.
5. Dosyada mevcut … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün BLG-2007/0438 sayılı ekspertiz raporunda, suça çek üzerinde atılı bulunan keşideci imzasının sanık …’nun eli ürünü olmadığı, adı geçenin orijinal imzaları model alınmak suretiyle takliden atılmış imza olduğunu belirtilmiştir.
6. 22.09.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, çekin ön yüzünde bulunan el yazıları, rakamlar ve keşideci imzasının temyiz dışı sanık …’in eli ürünü olmadığı, çekin arka yüzünde bulunan ilk ciranta imzasının ise …’in eli ürünü olduğuna dair görüş bildirilmiştir.
7. … tarafından sanık … … adına düzenlenmiş 05.08.2005 tarihli 17.345,84 TL bedelli kumaş satışına ilişkin fatura ibraz edilmiştir.
8. 05.11.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre de, … Tekstil firmasının sanık … … adına düzenlenmiş olduğu ancak ibraz edilmeyen 04.08.2008 tarihli A037715 seri numaralı 26.499,93 TL bedelli fatura ile 05.08.2008 tarih ve A 0377716 seri numaralı 20.468,09 TL bedelli faturanın 08.08.2005 tarihinde 117 maddesi ile yevmiye defterine kaydedildiği, yine … Tekstil şirketinin, Karesi Tekstil şirketine ait 19.07.2005, 21.07.2005, 22.07.2005 ve 23.07.2005 tarihli toplam 44.839,36 TL tutarlı faturaları 24.07.2005 tarih 105 nolu yevmiye maddesi ile yevmiye defterine kaydedildiği anlaşılmıştır.
9. Sanık …’nun 11.08.2005 tarihli dilekçe ile, 04.08.2005 tarihinde suça konu çekin de aralarında olduğu çek koçanı, bir kısım evrakları ve eşyalarının bulunduğu çantasını kaybettiğini ileri sürerek suç duyurusunda bulunduğu, yine 11.08.2005 tarihinde çek koçanının rızası dışında elinden çıktığını beyan ederek ödemeden men yasağı talimatı verdiğine ilişkin belgeler dosyada mevcuttur.
10. Suça konu 20.11.2005 keşide tarihli çekin şikayetçi şirkete ödeme amacıyla 10.08.2005 tarihinde verildiği anlaşılmıştır.
11. Vergi mükellefi olan sanık …’nun 11.10.2004 tarihinde tesis ettirdiği mükellefiyetini 03.03.2005 tarihi itibariyle terk ettiği, sanık … adına tanzim edilen faturaların terk tarihinden itibaren düzenlendiği görülmüştür.
12. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sanığın savunmasının aksine cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak yeterli delil edilemediği gerekçesi ile yüklenen suçlardan sanığın beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Keşideci sanık …’nun temyiz dışı beraat eden sanık … ile birlikte hareket ederek sahte imza ile keşide edilmiş çek ile katılanı dolandırdıklarının iddia olunması, sahte çek karşılığında mal aldığı iddia edilen … hakkında yargılama soncunda önceden doğmuş borca karşılık suça konu çekin verilmesi nedeniyle unsurları oluşmayan nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmesi ve verilen kararın kesinleşmesi nedeniyle sonucu itibariyle doğru olan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2014 Tarihli ve 2008/339 Esas, 2014/464 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2014 Tarihli ve 2008/339 Esas, 2014/464 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.