Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/12849 E. 2022/18200 K. 01.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12849
KARAR NO : 2022/18200
KARAR TARİHİ : 01.11.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan

1) Sanıklar hakkında sigorta bedelini almak maksadıyla dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizin incelenmesinde;
Mahkûm oldukları uzun süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/3. maddesi uyarınca sadece kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı maddenin 1. fıkrasının c bendindeki hak yoksunluğunun uygulanamayacağı ancak diğer kişilere yönelik bu haklardan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyizin incelenmesinde;
a-Sanığın denetim süresinde işlediği ihbara konu Gölköy Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2016 tarih, 2015/153 Esas ve 2016/281 Karar sayılı ilamına konu kasıtlı suçun, TCK’nin 157/1 maddesi uyarınca hükmolunan basit dolandırıcılık suçu olmasına göre, karar tarihinden önce 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenerek ihbara konu suçun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle, TCK’nin 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, hükmün açıklanmasına dayanak teşkil eden basit dolandırıcılık suçu yönünden, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b-Hükmün açıklanması durumunda ise; sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23. ve 24. maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 250 ve 251. maddelerindeki “Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle 5271 sayılı CMK’ya eklenen geçici 5.maddesinin (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

..