Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/12874 E. 2023/1109 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12874
KARAR NO : 2023/1109
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/179 E. 2017/236 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kahramanmaraş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2012 tarihli ve 2007/879 Esas, 2012/25 Karar sayılı kararı ile
1. Sanık hakkında
a.Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 ncü maddesinin birinci fıkrası,53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Kahramanmaraş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2012 tarihli ve 2007/879 Esas, 2012/25 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 03.03.2016 tarihli ve 2016/188 Esas, 2016/2374 Karar sayılı kararı ile sanığın kamu kurumlarından olan Trafik Tescil Şube Müdürlüğünün maddi varlığı olan tescil belgesinin kullanılması suretiyle işlediği iddia olunan dolandırıcılık eyleminin resmi belgede sahtecilik ve hırsızlık suçu ile birlikte 5237 Sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kuruldığu, belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2017 tarihli ve 2016/179 Esas, 2017/236 Karar sayılı kararı ile
a.Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
b. Kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık atılı suçu işlemediğini belirterek hükümleri temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … ve temyiz dışı sanık … hakkında çalıntı araca ait motor ve şasi numaralarını başka araca ait motor ve şasi numaraları ile değiştirdikleri, başka araca ait plakayı çalıntı araca monte ederek aracı başkasına satarak hile ile menfaat elde ettikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçları işlemediğine ilişkin savunmada bulunmuştur.
3. Mahkemece yapılan yargılamada;
27 NS 096 plaka sayılı ağır hasarlı olan 1995 model aracı tanık …’ın 2006 yılı Nisan ayı içerisinde Gaziantep İli Küsget Sanayii’nde Erdal veya Eray isimli bir şahıstan 1.780 TL karşılığında satın aldığı, aracın devrini de eşi İnci Dedecan adına Noter devri yaparak aldığı, tanık Mahmut’un bu aracı tamir ettirip kullanmak istediği, yaptığı araştırma sonucunda aracın tamirinin çok masraflı olduğunu öğrenince bu fikrinden vazgeçtiği, 01.05.2006 günü aracı hasarlı bir şekilde, aralarında protokol yaparak daha önce tanıdığı sanık …’in kardeşi …’e 1800 TL karşılığında sattığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında aracın Noter devri yapılmamıştır. Tanık Mahmut’un ifadesine göre İzzettin aracı aldıktan 15-20 gün sonra tanığı arayarak aracı yaptırdığını ve başka birine sattığını, bu nedenle aracın devrini vermesini istediği, tanık Mahmut’un da aracın devri üzerine olan eşi İnci ile birlikte notere gidip aracı noterde devrettikleri, tanığın aracı kime devrettiğini bilmediği anlaşılmıştır. 27 NS 096 plaka sayılı, 1995 model, yukarıda motor ve şasi no’su verilen aracın sanık …’e geçtikten sonra akıbeti bilinmemektedir, çünkü bu araç sanık …’e geçtikten sonra çenç edilmiş ve sağlam bir araç olarak piyasada satılmaya başlanılmıştır. Oysa satılan araç şikayetçi Durdu’ya ait araçtır. Şikayetçi Durdu’ya ait çalıntı araç sanıklar Aydın ve İzzettin tarafından çenç edilerek 27 NS 096 plaka sayılı araca dönüştürülmüş ve 2006 yılı mayıs ayı içerisinde Nizip İlçesi’nde oto galericilik işi yapan tanık …’a 6.500 TL karşılığında noter devri verilmeden satılmıştır. Tanık Hasan’ın alınan beyanında, belirtilen ay içerisinde iş yerine isimlerini Osman ve Erdal olarak söyleyen, Gaziantep’te soba işi yaptıklarını belirten iki kişinin geldiğini, yanlarında bulunan aracı satmak istediklerini, bunun üzerine babası ile bu şahısların pazarlık yaptıklarını ve aracı 6.500 TL karşılığında satın aldıklarını, 2 gün sonra bu aracı tanık …’e 7.000 TL karşılığında sattıklarını, aracın devri için bu şahısları telefonla aradıklarını, bu şahısların aracın devir sahibi olan İnci Dedecan’ı getirtip noterde aracın devrini verdiklerini belirttiği, tanık Hasan’a kolluk tarafından benzer suçlara karışmış kişilere ait albüm gösterildiğinde sanıklar Aydın ve …’i tanıyarak aracı kendisine satan ve kendilerini Osman ve Erdal olarak tanıtan kişilerin bu kişiler olduğunu kesin olarak teşhis etmiştir.Belirtilen gerekçelerle sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının vb. Tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kaatine varılarak hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 82. maddesi gereğince noterler tarafından düzenlenen belgelerin sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olması nedeniyle, sanığın hasarlı aracın motor ve şasi numaralarını değiştirdikten sonra, içeriği itibariyle sahte olarak noterde araç satış sözleşmesi düzenlenmesini sağlamaktan ibaret eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesi gereğince hükmedilen cezadan aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış gerekçeli karar başlığında “dolandırıcılık” şeklinde eksik yazılan ve suç adının “kamu kurum ve kuruluşların vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümlerde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, bozma öncesinde kurulan hükümlerin yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği ve sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma öncesi hükümde uygulanmadığı halde bozma sonrası kurulan hükümde tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılarak sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2017 tarihli ve 2016/179 Esas, 2017/236 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrüre ilişkin kısımların çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.