Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/12886 E. 2021/10592 K. 23.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12886
KARAR NO : 2021/10592
KARAR TARİHİ : 23.11.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık

I)Katılan … Alışveriş Merkezleri Tic. A.Ş.’ye yönelik eylemi nedeniyle özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Tekerrüre esas alınan ilamın bu suçun 5237 sayılı TCK’nin 141/1. maddesinde yazılı basit hırsızlık suçuna ilişkin olduğu ve 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nin 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilip getirilmediği araştırılıp sonucuna göre söz konusu ilam ya da tekerrüre esas teşkil eden adli sicil kaydında yer alan diğer ilamlar esas alınarak TCK’nin 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki hak yoksunluklarının hükümde gösterilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
II)Sanık hakkında katılanlara yönelik eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık hakkında … İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon A.Ş.’na yönelik eylemi nedeniyle özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir; ancak
1)Sanığın suça konu abonelik sözleşmesinin tanzimi sırasında, kamu kurumu niteliğindeki Nüfus Müdürlüğü’nün maddi varlıklarından olan katılana ait nüfus cüzdanı fotokopisini kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlemesi karşısında; eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum veya kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülmek suretiyle aynı Kanun’un 157/1 maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
2-a) Sanığın, katılana ait kimlik fotokopisini kullanarak telefon hattı abonelik sözleşmesi düzenlemesi şeklindeki eyleminin, 10.11.2008 tarih ve 28050 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 2. Fıkrasındaki “işletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ön ödemeye tabi olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56, 63/10 maddelerindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfının özel belgede sahtecilik olarak kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı,
b) Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde, hükümden sonra 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, CMK’nin 326/son gereğince kazanılmış hakkın korunmasına 23.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.