Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/12921 E. 2023/566 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12921
KARAR NO : 2023/566
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği bu temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık … müdafiinin temyiz isteğinin ise süresinden sonra olduğu, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2014 tarihli ve 2012/58 Esas, 2014/616 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıklara atılı suçlar sübut bulduğu cihetle cezalandırılmaları gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
3. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanıklar … ve …’in zincirleme şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ile zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçlarından, diğer sanıkların kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları ve kurum zararını karşılayan sanıklar hakkında … pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; katılan kurumun zararının sanıklar …, …, … … ve … için yapılan sağlık giderlerinden kaynaklandığı, sanıkların … pişmanlık göstererek zararı katılan kuruma ödediği, sanık … yönünden ise kurumun 3.211,53 TL zarara uğradığı ve kurum tarafından zararın tahsili amacıyla … 10. İcra Müdürlüğünde icra takibi başlatıldığı, sanıklar … ve … yönünden kurumun zarara uğramadığı, sanıkların bir kısmının 2008 yılında yürürlüğe giren yasal düzenlemeden etkilenmemek amacıyla 2007 yılında fiilen çalışmadığı halde menfaat veya hatır için sigortalı olarak gösterildiğini iyi niyetli olarak kabul ettikleri, dolayısıyla suç kastı ile hareket etmediklerine dair savunmalarının aksinin ispatlanamadığı, bildirimin muhatabı olan … İl Müdürlüğü’nce kolaylıkla ve rahatlıkla tahkik edilerek doğru olup olmadığını araştırılabileceği, böylece de bildirimin doğru olmadığının rahatlıkla tespit edilebileceği, bu bildirimin dolandırıcılığın yasal koşulu olan hile unsurunu içermediği, kurumun kendisine bildirilen … yeri ve işçileri denetleme yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, müsnet suçların unsurları itibariyle oluşmadığı kanaatine varılarak, oy çokluğu ile beraat kararları verilmiştir.
2. Sanıkların, üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 21.12.2010 tarih ve 2010/258 sayılı Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu Raporu, katılan kurumun cevabi yazıları ve sanıkların güncel adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Yönünden
Sanık …’nin, … Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra ….10.2021 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sanıklar …, …, …, …, … ve … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanıkların yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Sanıklar …, … ve … …’in sorguları 28.05.2012 tarihinde, sanık …’in sorgusu 03.09.2012 tarihinde, sanıklar … ve …’in sorguları 09.10.2012 tarihinde yapılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 28.05.2012, 03.09.2012 ve 09.10.2012 tarihli sorgular olduğu ve bu tarihlerden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Sanıklar …, …, …, …, … ve … Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere, atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı cihetle beraat hükümlerinin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık müdafiinin yüzüne tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 24.12.2014 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar …, …, …, …, … ve … Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2014 tarihli ve 2012/58 Esas, 2014/616 Karar sayılı kararında katılan vekili ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanıklar …, …, …, …, … ve … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2014 tarihli ve 2012/58 Esas, 2014/616 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

D. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (1) numaralı paragrafında açıklanan nedenle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2014 tarihli ve 2012/58 Esas, 2014/616 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2023 tarihinde karar verildi.