Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/13120 E. 2023/3201 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13120
KARAR NO : 2023/3201
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2012 tarihli ve 2011/316 Esas, 2012/156 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2012 tarihli ve 2011/316 Esas, 2012/156 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 25.05.2016 tarihli ve 2015/8533 Esas, 2016/6671 Karar sayılı kararı ile ” Eylemin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması ” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2017 tarihli ve 2016/234 Esas, 2017/286 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri ve 5271 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca 2 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın hakkaniyete uygun olmadığına, hakkında uzlaştırma hükümlerinin uygulanması ile kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın, “www. sahibinden. com” isimli internet sitesi üzerinden ilan verilen bilgisayarı satın almak amacıyla, aynı ilanda verilen telefon numarasını arayarak sanıkla irtibat kurduğu, anlaşma sağlanmasının akabinde 1.000,00 TL parayı sanığın kendisine bildirdiği sanığa ait hesaba yatırdığı, sanığın ertesi gün bilgisayarı kargoya vereceğini söylediği ancak katılanın bir daha sanığa ulaşamadığı anlaşılmıştır.
2. Katılan tarafından dosyaya ibraz edilen 18.01.2010 tarihli EFT gönderim dekontu ve Asya Katılım Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü’nün katılanın parayı yatırdığı İBAN numarasının sanığın İzmir Şubesinde bulunan hesabına ait olduğuna ilişkin cevabi yazılarının dosya arasında olduğu anlaşılmıştır.
3. Sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmasında; bilgisayarı katılana gönderdiğini ancak katılanın isteği ile geri aldığını, maddi durumunun olmaması nedeniyle parayı ödeyemediğini beyan ettiği, bozma öncesi alınan savunmasında bilgisayarı kargo ile katılana gönderdiğini ancak, katılan beğenmediği için bilgisayarı iade edildiğini, parayı ödeyemediğini beyan ettiği; bozma sonrası alınan savunmasında ise, kargoyla gönderdiğini, katılanın iade etmek istediğini ancak kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, sanık hakkında, sabit görülen internet sitesi üzerinden gerçek dışı ilan vererek menfaat temin etmek eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ve aleyhe temyiz bulunmadığından bozma öncesi ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2017 tarihli ve 2016/234 Esas, 2017/286 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yönünden; 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamında olmaması nedeniyle kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2017 tarihli ve 2016/234 Esas, 2017/286 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2023 tarihinde karar verildi.