YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13236
KARAR NO : 2023/3568
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2014 tarihli ve 2011/84 Esas, 2014/351 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrası (f) bendi ve (son) cümlesi, 62, ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 52.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlemediği tanık beyanıyla sabit olmasına rağmen eksik inceleme araştırma ile maddi gerçeğe ulaşılmadan verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. ……Ltd.Şti yetklisi olan sanığın, katılan … …Ltd.Şirketi’nden aldığı mallara karşılık olarak, bankada karşılığının olmadığını bildiği … İnşaat Şirketine ait çeki verip, banka ve kredi kurumlarını aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Sanık savunmalarında suçlamaları kabul etmemiş, kendisinin Anadolu Limited Şirketinin çalışanı iken patronları olan … ve …’in … şirketini devralırken borçları olduğundan geçici süreyle şirkete kendisinin ortak olmasını istediklerini, kabul ettiğini, aslında tüm işlerin … tarafından yürütüldüğünü, şirket yetkilisi olduğundan kendisine getirilen çekleri ciro ettiğini, suça konu çeki de ciro etmiş olabileceğini, çekin ne şekilde şirkete geldiğini bilmediğini, çek karşılığında ne alındığını hatırlamadığını, bu şahıslar tarafından kullanıldığını geç anladığını beyan etmiştir.
3. Katılan … Ltd.Şti yetkilisi olan … …, kendilerinin harita ölçme cihazları sattıklarını, sanık … ve mühendisleri …’nin kendilerinden cihaz aldıklarını, malları teslim alırken şirket elemanına suça konu çeki verdiklerini, bu şirket ile ilk kez ticari ilişkilerinin olduğunu, sanık …’ın yanında mühendisi ile birlikte cihazı incelemeye geldiklerini, kendilerinin de çeki borçları nedeniyle … Bilgisayar A.Ş. isimli firmaya verdiklerini, karşılıksız çıkınca borçlarını ödediklerini ancak … şirketinin kendilerine borcunu ödemediğini beyan etmiştir.
4. Keşideci şirket yetkilisi olan ve hakkında verilen beraat kararı kesinleşen sanık … suça konu çekteki keşideci imzasının kendisine ait olmadığını, … İnşaat adına bir şirketi olmadığını, adına sahte kimlikle böyle bir şirket kurulup sahte çekler düzenlendiğini beyan etmiştir.
5. Keşideci şirket ortağı olan ve hakkında verilen beraat kararı kesinleşen sanık …’ın orta düzeyde zeka geriliği olduğu tespit edilmiş, sanığın savunma yapacak durumda olmadığından sorgusunun yapılamadığı anlaşılmıştır.
6. Tanık …, kendisinin … isimli şirkette 2006- 2007 yıllarında sekreter olarak çalıştığını, sanığın bu şirkette muhasebeci olduğunu, şirketin gerçek sahibinin … olduğunu, sanığın şirket ortağı gösterildiğini ancak tüm idarenin …’ de olduğunu beyan etmiştir.
7. Dosya arasında sureti bulunan Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/224 Esas sayılı dosyasında sanık ve tanığın ismini verdiği …’in tanık olarak beyanına başvurulduğu, burada tanığın 2006-2007 yıllarında başkalarına ait şirketlerde satış departmanlarında çalıştığını, eskiden tanıdığı … … isimli şahıs vasıtası ile … ile tanıştığını, … şirketine gelip gittiğinden bu kişilerle samimi olduğunu, satış tecrübesi nedeniyle bu kişilere yardım ettiğini ancak hiç bir zaman bu şirketin yetkilisi ve sahibi olmadığını ve tanık …’ın beyanlarını kabul etmediğini beyan ettiği görülmüştür.
8. Mahkemece sanığın çekteki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmesi ve çeki kimden aldığını beyan edememesi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın şirkette hiçbir yetkisinin olmadığını, şirket yetkilisi göründüğü için önüne gelen çekleri ciro ettiğini beyan etmesine karşın katılan firma yetkilisinin satmış oldukları malları sanığın yanında mühendis çalışanı ile gelip kontrol ettiklerini beyan ettiği anlaşılmakla sanığın savunmalarını suçtan kurtulmaya yönelik olduğu; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerleAnkara 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2014 tarihli ve 2011/84 Esas, 2014/351 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.