YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13306
KARAR NO : 2023/3253
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık …’ın temyiz istemi yönünden; Sanık … hakkındaki Mahkemenin 06.03.2014 tarihli ve 2012/442 Esas, 2014/156 Karar sayılı kararının, adı geçen sanığın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesi’nin 16.11.2016 tarihli ve 2016/10177 Esas, 2016/9756 Karar kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulduğu gerekçesiyle sadece adı geçen sanık yönünden bozulduğu, 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 325 … maddesi gereğince bozmanın hükmü temyiz etmeyen diğer sanığa sirayet edebilmesi için de hükmün “cezanın tatbikatında kanuna muhalefet edildiği” gerekçesi ile hükümlü lehine bozulması gerektiği anlaşılmakla, anılan Kanun maddesine aykırı şekilde sirayetin mümkün olduğu kabul edilerek verilen 21.11.2017 tarihli ve 2017/200 Esas, 2017/367 Karar sayılı sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmü hukuki değerden yoksun olup temyizen incelenemeyeceğinden, adı geçen sanığın, hukuken yok hükmündeki bu hükme yönelik vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 317 … maddesi uyarınca REDDİNE, karar verilmesi gerektiği,
Sanık …’ın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2014 tarihli ve 2012/442 Esas, 2014/156 Karar sayılı kararı ile her iki sanık hakkında basit dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2. Büyükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2014 tarihli ve 2012/442 Esas, 2014/156 Karar sayılı kararının sanık … tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 16.11.2016 tarihli ve 2016/10177 Esas, 2016/9756 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 nci maddesinin (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21.11.2017 tarihli ve 2017/200 Esas, 2017/367 Karar sayılı kararı ile her iki sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 100 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hak nedeniyle 10 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ın temyiz istemi, hakkında verilen 10 ay hapis cezasının ertelenmesi ya da para cezasına çevrilmesi istemine ilişkindir.
2. Sanık …’ın temyiz istemi, bir sebebe dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın Bursa ilinde ikamet eden … Rent a Car yetkilisi katılan …’dan 16 R 7712 plaka sayılı 2008 model Hyundai marka aracı, üzerinde sanık …’ın fotoğrafı bulunan … İpek isimli şahıs adına düzenlenmiş sahte kimlik ile kiraladıktan sonra bahse konu aracı İstanbul iline getirerek burada … Turizm Ltd. Şti. yetkilisi şikayetçi …’a 14.700 TL karşılığında satmak için anlaştıktan sonra yine üzerinde sanık …’ın fotoğrafı bulunan ve aracın ruhsat sahibi katılan … adına düzenlenen sahte kimlik ile Büyükçekmece 2. Noterliğine giderek 28.05.2010 tarih ve 19386 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile bahse konu aracı … Turizm Ltd. Şti. temsilcisi … … adına satışının yapıldığı iddiasıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmiştir.
3. Sanık savunmaları ve toplanan deliller kapsamında, sanığın sahte kimlik kullanarak kiraladığı aracı yine sahte kimlik ile sattığı ve sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu bu şekilde işlediği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarından olan nüfus müdürlüğünün maddi varlığı olan kimlik belgesini kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan dolayı cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık …’ın Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü hukuki değerden yoksun olup temyizen incelenemeyeceğinden, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık …’ın Temyiz İstemi Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesi’nin bozma ilamından sonra sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı ve taksitlendirme bakımından kazanılmış hakkının gözetilmemesi hukuka aykırı olup bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
1. Sanık …’ın Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü hukuki değerden yoksun olup temyizen incelenemeyeceğinden, sanığın, hukuken yok hükmündeki bu hükme yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
2. Sanık …’ın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli ve 2017/200 Esas, 2017/367 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının sanık … hakkında kazanılmış hakkın yazıldığı B bendinin 3. paragrafın ve taksitlendirmeye yer olmadığına karar verilen paragrafın çıkartılarak, B-2 paragrafından sonra gelmek üzere “5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulu Kanunu’nun 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın “6.000,00 TL ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ve ” Hükmolunan adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca her ay eşit taksitler halinde 20 eşit taksitle tahsiline, taksitlerden birini ödemediğinde kalan miktarın tamamının tahsil edileceğinin ihtarına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.