Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/13346 E. 2023/3329 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13346
KARAR NO : 2023/3329
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan kişilerin dolandırıcılığı
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2013 tarihli ve 2008/981 Esas, 2013/117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmiştir.
2. Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2013 tarihli ve 2008/981 Esas, 2013/117 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 21.12.2016 tarihli ve 2015/11627 Esas, 2016/10988 Karar sayılı kararı ile sanığın … Mühendislik İnş. Tah. ve Tic. Ltd Şti. ortağı ve sorumlu müdürü olduğunu dolayısıyla temsil ettiği şirketin ticari faaliyeti kapsamında eylemi gerçekleştirdiğinin belirtilmesi karşısında; eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2017 tarihli ve 2017/261 Esas, 2017/458 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tacir veya şirket yöneticisi olan kişilerin dolandırıcılığı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62 nci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyizi, ihtilafın hukuki nitelikte olduğuna, sanığın suç işleme kastıyla hareket etmediğine, edimin ifasınına katılanın engel olduğuna, tanığın görevli mahkemede dinlenmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … Mühendislik İnşa.Tah. ve Tic. Ltd Şirketi yetkilisi olan ve müteahhitlik yapan sanığın, yaptığı inşaatın 5 nolu bağımsız bölümündeki daireyi 135.000,00 TL bedelle katılana satacağına yönelik noterde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenledikleri ve bu bedelin 100.000,00 TL’sini nakit olarak aldığı, 35.000,00 TL bedelli de senet aldığı halde, bu bağımsız bölümü üçüncü bir şahsa sattığı iddiasıyla hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık soruşturma aşamasında alınan savunmasında, aslında bahse konu bağımsız bölümü önce … … isimli kişiye sattığını ancak bu kişinin borçlarını ödememesi üzerine adı geçeni uyarmak suretiyle katılan ile gayrimenkul satışı vaadi sözleşmesi imzaladığını ve parayı aldığını ancak daha sonra araya başka kişilerin girmesi sebebiyle taşınmazı … … isimli kişiye devretmek zorunda kaldığını, nakit parası olmadığı için katılana başka daire teklif ettiğini ancak katılanın bu teklifi kabul etmediğini beyan etmiş, kovuşturma aşamasında alınan beyanında ise, ortağı olan … …’in katılandan para almış olması nedeniyle satış vaadi sözleşmesini imzaladığını, daha sonra taşınmazı ilk satın alan kişiye devretmek zorunda kaldığını, katılana farklı daireler verme teklifinde bulunduğunu ancak katılanın bu teklifleri kabul etmediğini belirtmiştir.
3. Katılan, zararının giderilmediğini, sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiştir.
4. Tanık A.K.’nın beyanı ve Bursa Tüketici Mahkemesinin 2008/156 Esas ve 2008/422 Karar sayılı kararı dava dosyasında mevcuttur.
5. Mahkemece yapılan yargılamada yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek sanığın mahkûmiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın savunmaları karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla, … ve … … isimli kişilerin tanık olarak duruşmaya çağrılarak dosya kapsamında ifadelerinin alınması, katılanın da duruşmaya çağrılıp, kendisine başka daireler teklif edilip edilmediğinin sorulması, ayrıca bahse konu taşınmaza ilişkin tapu kayıtlarının dosya arasına alınması, sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2017 tarihli ve 2017/261 Esas, 2017/458 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.