YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13383
KARAR NO : 2022/21079
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCELER : Onama, bozma
Sanık …’ın duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşullan bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü;
5271 sayılı CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, tebliğnamede sanık … yönünden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
1)Sanıklar hakkında katılanlar …, …,…, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …’ya karşı; ayrıca sanık … hakkında katılan …’na karşı eylemleri nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların temyizlerinin incelemesinde;
Sanıklar hakkında, katılanlar … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümde, katılanlann aşamalarda alınan beyanlarına göre, sanıkların değişik yer ve zamanda menfaat temin etmeleri nedeniyle suçun mağdur sayısınca oluştuğu gözetilmeden teselsül hükümlerinin uygulanması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıkların temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA,
2)Sanık … hakkında katılanlar …’na ve …’e karşı; sanık … hakkında katılan …’e karşı eylemleri nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıkların temyizlerinin incelemesinde;
a)Sanıklar hakkında katılan …’e yönelik eylem nedeniyle kurulan hükümler yönünden;
Sanık …’in, sanık … aracılığı ile tanıştığı katılana kendisini Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı … ‘nun yeğeni olarak tanıtıp, belediyenin ilgili kuruluşlannda işe sokma vaadi ile haksız menfaat elde ettikleri şeklinde gelişen olayda; katılan … E…’in görevsiz mahkemede alınan beyanında, olayın oğlu olan diğer katılan … ile bir ilgisi bulunmadığı, sanıklara parayı kendisinin verdiğini beyan etmiş olması ve katılan … ‘in de bu hususu doğrulamış olması, sanıkların katılan …’e yönelik herhangi bir hileli hareketlerinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, yasal unsurları oluşmayan suçtan sanıkların beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi yasaya aykırı,
b)Sanık … hakkında katılan …’na yönelik eylem nedeniyle kurulan hüküm yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Katılan … ile sanık …’in kardeş olduklarının anlaşılması karşısında, katılan ile sanığın aynı konutta oturduğunun tespit edilmesi halinde 5237 sayılı TCK’nin 167/1. maddesine göre sanık hakkında ceza verilemeyeceği, aynı konutta oturmaması halinde, 5237 sayılı TCK’nin 167/2. maddesinde tanımı yapılan aynı konutta beraber yaşamayan kardeşe karşı nitelikli dolandırıcılık suçunda sanık hakkında hükmolunan cezadan indirim yapılması gerektiği ile takibinin şikayete tabi olduğu ve uzlaşma kapsamına girdiği, bu nedenle hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin madde metninden çıkarılması sebebiyle soruşturma ve kovuşturulması şikayete bağlı olan 5237 sayılı TCK’nin 167/2. maddesi yollamasıyla 158/2. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi uyarınca; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile mahkumiyet hükmü verilmesi;
C)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. Maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321 maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, CMUK’nin 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 27.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yz.İşl.Md.Y. …