YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13573
KARAR NO : 2023/1288
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/4 E., 2015/105 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER :Sanık …, sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Onama
Hükümlü … hakkında bozma üzerine kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede; … hakkında Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2009 tarihli ve 2008/87 Esas, 2009/441 Karar sayılı kararı ile Alim Özemir’e karşı eylemleri nedeniyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin sanık … müdafii tarafından temyiz edilmediği, mahkemenin aynı kararın diğer sanık … yönünden müdafiinin vaki temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 11/12/2014 tarihli ve 2013/4936 Esas, 2014/21050 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği ve anılan bozma ilamında ”bozmanın 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 325 inci maddesi gereğince şikayetçi …’a yönelik eylemi nedeni ile hükmü temyiz etmeyen …’a sirayetine’ karar verildiği anlaşılmakla, bozma sonrası Mahkemenin 18.03.2015 tarihli ve 2015/4 Esas ve 2015/105 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında bozma ilamında sirayete konu edilmeyen ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olan …’e yönelik eylemleri nedeniyle yeniden resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıclık suçlarından kurulan hükümlerin, hukuken geçersiz olup hukuki değerden yoksun oldukları belirlenmiştir.
Sanık …’nın yokluğunda verilen hükmün 28.03.2015 tebliğine ilişkin işlemlerin hafta sonu tatiline denk gelip temyiz süresinin son gününün de yine hafta sonuna isabet etmesi nedeniyle sanık müdafiinin 06.04.2015 tarihli temyizinin süresinde olduğu belirlenmiştir.
Sanık … hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2009 tarihli ve 2008/87 Esas, 2009/441 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında;
a)Katılan …’a karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 11.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Katılan …’a yönelik eylemi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2.Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2009 tarihli ve 2008/87 Esas, 2009/441 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi ile Yargıtay (Kapatılan) 15.Ceza Dairesinin 11.12.2014 tarihli ve 2013/4936 Esas, 2014/21050 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, katılan …’a yönelik eylemlerine ilişkin olarak suçta kullanılan ve adli emanetin 2008/146 sırasına kaydedilen çekin duruşmaya getirtilerek, özellikleri zapta geçirilip iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı tespit edildikten sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli ve 2015/4 Esas, 2014/105 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında;
a)Katılan …’a karşı nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 11.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Katılan …’a yönelik eylemi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca,
a)Sanık …’ın temyiz isteğinin, kurulan hükümlerin yok hükmünde olduklarından incelenmeksizin iadesi,
b)Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlerin onanması,
Görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; suçta kullanıldığı iddia edilen çekin duruşmaya getirilmediğine, aldatıcılık niteliğinin belirlenmediğine, dosyada sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına, sanık savunmalarının dikkate alınmadığına,eksik inceleme ile hatalı hükümler tesis edildiğine, sanığın beraati gerektiğine ve re’sen gözertilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
2. …’ın temyiz isteği, bozma ilamına aykırı olarak yeniden mahkumiyet hükümleri kurulması nedeniyle mağdur olduğuna, gereğinin yapılması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nın katılan …’dan iki adet motosiklet satın alarak karşılığında Mersin Garanti Bankasına ait 05.12.2006 tarihli ve 6.750,00 YTL bedelli kopya edilerek çoğaltılmış sahte çeki verdiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın soruşturma aşamasında suça konu çeki açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği Erdal isimli bir şahıstan sattığı mallar karşılığında aldığını beyan ettiği, bozma öncesi kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, suça konu çeki Erhan isimli bir şahıstan aldığını, çeki alırken bankaya sorduğunu ve sağlam olduğunu söylediklerini, daha sonra bu çeki motosiklet aldığı katılan …’a verdiğini, onun da bankadan sorarak aldığını, çekin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
3. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek suça konu çek duruşmaya getirilerek incelenmiş, özellikleri duruşma tutanağına geçirilerek, unsurlarının tam olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
4. Sanık hakkında, aldığı motosikletlere karşılık sahte çek vermek suretiyle katılan …’dan menfaat temin ettiği sabit görülerek, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik …’ın Temyiz İsteği Yönünden
Mahkemenin 18.03.2015 tarihli ve 2015/4 Esas, 2015/105 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında bozma ilamında sirayete konu edilmeyen ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş olan …’e yönelik eylemleri nedeniyle yeniden resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıclık suçlarından kurulan hükümlerin, hukuken geçersiz olup hukuki değerden yoksun oldukları belirlenmiştir.
B. Sanık … Hakkında Katılan …’a Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Sanık savunmaları, katılan beyanları ve dosya kapsamından suçun sanık tarafından işlendiğinin ve unsurları itibariyle oluştuğunun anlaşılması nedenleriyle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
C. Sanık … Hakkında Katılan …’a Yönelik Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Dosya kapsamına göre suç tarihinin 05.12.2006 olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik …’ın Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın katılan …’e yönelik eylemleri yönünden bozma öncesi 30.12.2009 tarihinde verilen ve bozma ilamında sirayete konu edilmeyen hükümler temyiz edilmeksizin kesinleştiği halde, Mahkemece bozma sonrası katılan …’e yönelik resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yeniden kurulan hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu, hükümlerin temyizen incelenmeyeceği anlaşıldığından sanığın bu hükümlere yönelik temyiz isteğinin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
B. Sanık … Hakkında Katılan …’a Yönelik Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli ve 2015/4 Esas, 2015/105 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık … Hakkında Katılan …’a Yönelik Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2015 tarihli ve 2015/4 Esas ve 2015/105 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.