Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/13574 E. 2023/2203 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13574
KARAR NO : 2023/2203
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/24 E., 2015/13 K.
SUÇ : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gerekenbir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.05.2010 tarihli ve 2008/45 Esas, 2010/192 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci ve son fıkrası ile 62, 52, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.05.2010 tarihli ve 2008/45 Esas, 2010/192 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 25.12.2013 tarihli ve 2012/22248 Esas, 2013/20937 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2014/24 Esas, 2015/13 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci maddesinin ve (j) fıkrası ve son fıkrası ile 62, 52, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafii temyiz isteminde; dolandırıcılık suçunun unsuru olan hileli hareketin aldatıcılık özelliğinin bulunması gerektiği, sanıklar tarafından sunulan vergi levhasının onaysız fotokopi olması ve seri numaralarının dahi aynı olması nedeniyle banka yönünden hileli hareketin aldatıcı nitelikte olmaması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmayacağı; dekontlardaki imzaların sanıkların eli ürünü olmasının paraların sanıklar tarafından çekildiğine delil olamayacağı, dekontların diğer belgelere imza attırılırken imzalanmış olabileceğini bu nedenlerle mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların Akbank Mercan şubesine başvurarak her biri 30.000,00 YTL olmak üzere toplam 60.000,00 YTL bireysel kredi kullandıkları, daha sonra krediyi ödemedikleri, yapılan araştırmada sanıkların kredi almak için ibraz ettikleri belgelerden vergi levhalarının sahte olduğunun belirlendiği, sahte vergi levhası kullanarak kredi alıp ödemeyen sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Sanıklar savunmalarında, birlikte pazarda çalışırken yanlarına arkadaşları olan Adnan ve … isimli şahısların gelip birlikte dükkan açmayı teklif ettiklerini kendilerinin bunu kabul ettiğini ancak herhangi bir mal varlıkları olmadığından bankaların kredi veremeyeceğini söylediklerinde arkadaşları olan Adnan ve Tahsin’in İstanbul’da tanıdıkları olduğunu hemen kredi çekebileceklerini söylemeleri üzerine birlikte İstanbul’da Başkaya Otomotiv isimli iş yerine gittiklerini daha sonra yanlarında Adnan ve Tahsin de varken Akbank Mercan şubesine gittiklerini kimliklerini gösterip bir kısım evraklara imza attıklarını kredi onaylanınca haber vereceklerini söylenmesi üzerine Kırşehir’e geri döndüklerini daha sonra arkadaşlarına sorduklarında kredinin çıkmadığını söylediklerini, arkadaşlarının beyanlarına güvendiklerini, bahse konu krediyi kendilerini çekmediğini beyan etmişlerdir.
3.Yapılan ilk yargılamada resmi belgede sahtecilik suçu yönünden belgelerin fotokopi olması nedeniyle sanıkların beraatine, nitelikte dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
4. Sanıklar müdafinin temiz talebi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nce yapılan incelemede sanıkların savunmasında bahsettikleri … ve …’ün tanık olarak ifadelerine başvurulup, kredi çektiklerine ilişkin dekont asıllarındaki imzaların sanıklara ait olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yapılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile mahkumiyet kararları verilmesi nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma ilamına uyan mahkemece sanıkların kredi miktarı olan 30.000 TL’yi çektiklerini gösterir dekontlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 08.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda imzaların sanıkların eli ürünü olduğu kanaati bildirilmiştir.
6. Tanık … talimat mahkemesindeki beyanında, sanıklar … ve … yanında olduğu halde İstanbul’a kendisine araba almaya gittiklerini, Başkaya Otomotiv’den Ford Transit marka araç aldıklarını, karşılığında bir miktar para verdiğini ne kadar olduğunu hatırlamadığını, geri kalan kısım için İş Bankası Laleli şubesinden taşıt kredisi kullandığını, bunun dışında kendisinin anlatılan olaylarla bir alakasının olmadığını beyan etmiştir.
7. Mahkemece, her ne kadar sanıklar banka tarafından kendilerine kredi ödenmediğini beyan etmişlerse de dekontlar üzerinde yapılan imza incelemesinde dekontlardaki imzaların sanıkların eli ürünü olduğunun tespit edildiği, sanıkların savunmalarının samimi olmadığı, sanıkların gelir vergisi mükellefi olmamaları ve vergi levhası ibraz edememeleri halinde kredi başvurularının kabul edilmeyeceği , atılı dolandırıcılık suçunu unsurlarının oluştuğu kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2014/24 Esas, 2015/13 Karar sayılı kararında, sanıkların savunmaları doğrultusunda kredi ödeme dekontlarındaki imzaların aidiyeti hususunda bilirkişi raporu alınmış ve imzaların sanıkların eli ürünü olduğu tespit edilmiş ve dinlenen tanık beyanları da sanıkların savunmalarını doğrular nitelikte olmadığı, sanıkların tahsis edilemeyecek krediyi alabilmek için sahte vergi levhası fotokopilerini kullanarak hileli hareketlerle atılı suçu işledikleri anlaşılmakla mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, belirlenen gün para cezası adli para cezasına çevrilirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddenin ikinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına. muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2015 tarihli ve 2014/24 Esas, 2015/13 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında “1 günlüğü takdiren günlüğü 20 TL” ibaresinden önce gelmek üzere; “TCK’nın 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihind